Tadı değişik bir hissizlik yaşarız. Sevilme kaygılarımız, memnun etme çabalarımız, kaybetme korkularımız suçluluk duygularımız dinmiştir. Onaylanıyor muyum, hata yapıyor muyum, kurallara uyuyor muyum diye endişelenmek, rezil oluyor muyum ya da rezil ediyor muyum diye utanmak bitmiştir. Yarının bizden beklentisi devam etse de bizim yarından beklentimiz gitmiş, özgürlük gelmiştir. Bu nedenle kaybetmek her zaman en kötüsü olmayabilir. Bazen sevmek ve sevilmek, yitirmekten daha çok acı verir. Yarının kapısında beklentilerimizle bir alacaklı gibi dayanmak, hayal kırıklığı yaratır. Hayal kurmak ve umut etmek ise beklentilerin hırslardan ve takıntılardan arınmış şekli olduğu için onarıcıdır.
Ne denli az kavrarsan, o denli çok saygı göstermeye hazırsın. Hitleri Nietzche'den, Napoleon'u Pestalozzi'den iyi biliyorsun. Bir kral senin için Freud'dan daha önemli.