"Acayip! Varla yok eşit olur mu? Mesela ben şimdi varım; yarın yok olacağım. Bu iki hâl arasında fark yok mu?" dedim.
"Vay! Sen varsın ha!" dedi.
"Acaba var mısın?.."
....
"Ancak ben varım zira ki 'hiç'im, 'yok'um. Varlığım mutlaktır. Yok olma kayıtlı olana vardır. Mutlak ise varlıktır, var olandır."
"Bu âlemde her ne var ise benim sıfatımdır. Ben olmasam, bir şey olmazdı. Ben 'hep'im yahut 'hiç'im, ben 'hiç'im yahut 'hep'im . Zaten hiç ile hep tek gerçek, tek şeydir! Fakat bilgisizlik bir şeyi iki adla yad ediyor!.."
"...Devamlılık ve kalıcılık olmadıktan sonra bu eşsiz güzellikler ne işe yarar! Bu kadar güzelliğin şahidi olan insanda ölümsüzlük var mı? Yerküre dediğimiz geçici meskeni derin bir hüzne kapılmayarak seyretmek acaba mümkün mü? Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Temiz bir inancın pek güzel cevap verdiği bu soruya akıl ve fen cevap vermiyordu..."