Charlie başını salladı.
"Hala gerçek adımı öğrenmek istiyor musun?"
Charlie başını yana eğdi, maskesinin iki kulağı da devrildi. Sonra kafasını diğer tarafa eğdi; en sonunda dosdoğru bana baktı.
"Gerçek adın ne?" diye fısıldadı.
Gülümsedim. "Benim adım Udo."
"Uuu-do mu?"
"Evet. Udo, barış demektir. Barış ne demektir biliyor musun, Charlie?"
Charlie kafasını salladı.
"Barış, insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır."
Çayın tadı ülkemin tadına benzer: Acı ve sıcak, güçlü ve anılarla keskin. Özlem tadındadır. Bulunduğun yerle geldiğin yer arasındaki mesafe tadındadır. Sonra kaybolur; dudakların hala sıcakken tat dilinden kaybolur. Sisin içine uzanan tarlaların kaybolduğu gibi kaybolur.