Vermekle, fedakarlık etmek arasında çok fark vardır. Bir şeyleri kalpten vermek, dolup taşmaktır ve çok güzel biri duygudur. Fedakarlık etmek ise insana kendisini iyi hissettirmez. İkisini karıştırmayın; birbirleriyle tümüyle karıştılar. Biri eksiklik sinyali yayarken, diğeri yetip-de-arttığı dinyalini veriyor. Biri mutlu ederken, diğeri mutlu etmiyor. Fedakarlık, sonuç olarak ilerleme duygusuna yol açar. İnsan bir şeyleri tüm kalbiyle verdiğinde ise, yapabileceği en keyifli işi yapmış olur ve çekim yasası bu sinyali yakalayarak daha bile fazlasını hayata geçirir. Aradaki farkı hissedebilirsiniz.
O halde sana ait olan bu ufak zaman diliminden doğayla uyum içinde geç ve memnuniyetle tamamla yolculuğunu. Tıpkı olgunlaşan zeytinin, düşerken kendisini yaratan doğaya ve üstünde büyüdüğü ağaca şükran duyması gibi.
Eğer biri hatalı olduğumu ispat eder, bir sözümün veya davranışımın yanlış olduğunu bana gösterirse memnuniyetle değişirim. Ben hakikatin peşindeyim. Hakikat kimseye zarar vermemiştir. Asıl zararlı olan, insanın kendi yanılsamalarını ve cehaletini ısrarla sürdürmesidir.
Dışarıdaki hiçbir unsur sana zarar veremez çünkü sana yalnızca kendi bozuk ahlakın zarar verebilir. Bir düşmana verebilecek yegane karşılık, onun gibi olmamaktır.