Sen dünyanın sevgi, tutku ve adaletle kurulduğunu sanıyordun! Dürüstlüğün tedavülden kaldırıldığını kabullenemedin... Hem yükselmek hem de dürüst kalmak! Bu geceyle gündüzü aynı anda yaşamak kadar imkânsız. Hayat, durmadan okuyup durduğun o romanlardaki, tekrar tekrar seyrettiğin o siyah beyaz filmlerdeki gibi değil.
Benim yoktu ama annelerin çocuklarına bakarken kör olduklarını, onlara hiç elde edemeyecekleri meslekler yakıştırdıklarını, kendileri cehennemde yaşadıklarından olacak, cennet hayalleri, süslü gelecekler tasarladıklarını biliyordum. Tanrı onların hazırladığı özgeçmişleri okusa hiçbir çocuğun canını almazdı.
Ben, Zacharius Usta, ölemem; çünkü zamanı ben düzenlediğime göre, zaman da benimle birlikte son bulur! Dehamın onu çekip çıkardığı o sonsuz boşluğa geri döner ve hiçliğin dipsiz kuyusunda ilelebet kaybolur! Bu kâinatın, onu kanunlarına tabi kılan Yaradanı nasıl ölmezse, ben de ölemem! Onun eşiti haline geldim, gücünü paylaştım! Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, Zacharius Usta da zamanı yarattı.
Sayfa 27 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Parmağımı şarap kadehinde gezdirirken, “Akılsızca bir şey yaptılar,” dedim. “Tehlikeli olmadıklarını söylemiyorum, çünkü dehşete kapılarak deliye döndüler. Belki de dünyada canlı varlıklarla karşılaşacaklarını beklemiyorlardı. İşler hepten kötüleşirse o çukura bir bomba atarız, hepsini gebertiriz.”
…
Diyeceğim , Mauritius adasındaki bir dodo da yuvasında böbürlenip… bir gemi dolusu acımasız denizci için aynı şeyleri düşünebilirdi. “Yarın olsun, hepsini gagalaya gagalaya öldürürüz…”
Sayfa 38 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu