“Müzeyyen,” dedim, kendi kendime, elimde kürt börekleri ile dikildiğim kenardan, “çok güzelsin, çok.”
“Allah ruh güzelliği versin,” dedi bir tarafım. “Gözler ruhun aynasıdır,” dedi bir şarkı.
“Hikaye,” dedim, “gel seninle anlaşalım. Sen yarım kal, adını da Yarım Kalan Hikaye koyalım.”
“Sen zaten neyi tamam ettin ki?” dedi bana.
“Aslında, tam diye bir şey yoktur,” dedim, “her tam, bir üst yarımın alt basamağıdır. Yani yarım da bir bütündür.”