Bazen kendimi gökkuşağından ayrı yaşayan siyah gibi hissediyorum cidden. Dışlanmış, hor görülen. Öylece bir kenarda duruyorum. İnsanlar önümden geçip gidiyor. Başları karşıda, adımları dosdoğru. Ama hiçbiri dönüp de bana bakmıyor. Sanki ben görünmezlik zırhıyla kaplıyım. Beni görmüyorlar. Ne hissettiğimi, içimde kopan firtınaların sesini duymuyorlar. Oysa ki bir dönüp baksalar, ne hissettiğimi de anlayabilirler, içimde kopan firtınaların sesini de duyabilirler.
"Yazar der ki; iyi biri olmak etrafa gülücükler saçıp anlayışlı biri gibi görünmek değildir. İyi biri olmak, senin kalbinin ne için attığını bilmek ve ona göre yaşamaktır."
Belki de bundan yirmi yıl sonra yapmaya cesaret edemediğin şeyleri düşünüp, keşke yapsaydım diyerek pişmanlık duyacaksın. Keşke yapsaydım da sonuçları her ne olursa olsun katlansaydım deyip kendi kendini yiyerek kahrolacaksın. Ama şunu unutma. Ne sen yirmi yıl önceyi geriye alabilirsin, ne de yirmi yıl öncesi sana gelebilir. O yüzden şimdi iyi düşün. Çünkü ileride sırf bugün yapmaya cesaret edemediğin şeyler yüzünden pişmanlık duyabilirsin.