Şeyh Şadi Şirazi Gülistan’da ‘Ahlâkı güzel olan kadının, kendi güzel olmasa da önemi yok,’ demiş, elbette doğru ama Yaradan’ın yarattığı güzelliği idrak etmek de ibadet bence.
Beklemeye eşlik eden her şey beklemeyi daha da güzel kılıyordu. Burada durup beklemek istiyordu Jülide, beklemekten yorgun düşene ya da kavuşana kadar. Cesare Pavese’nin bir cümlesi geldi aklına: “Beklemek de bir uğraş. Hiçbir şey beklememek korkunç.” Bir şeyi, birisini bekleyebildiği için mutluydu.
Çocuk istemiyordu, yeterince çocuk yetişkinler yüzünden acı çekiyordu. Hiç kimse çocukluğunu yara almadan bitiremiyordu. Bir ömür o yaraları iyileştirmekle geçiyordu. Ölümden sonra istisnasız tek kural buydu. Mutlu geçtiği düşünülen bir çocukluğun bile bıraktığı izlerin bir kısmının yara olduğunu anlamak için o yarayla sınanmak gerekiyordu.