Onur Ünlü'nün İtirazım Var filminde yarattığı "çağdaş imam" Selman Bulut karakteri ve onun kendine has sadelikteki dünyasının etrafına yerleşen cinayet ağı, oldukça tempolu, sahici karakterlerle şekillenen hoş bir filmin parçalarını oluşturuyordu. Filmin kendini sevdiren yanı doğallığı ve sıradanın ötesindeki özellikleriyle baş karakteriydi. Selman Bulut, hakikaten de üzerinde uzun uzun düşünülmüş ve çok iyi yaratılmış bir kurgu karakterdi. Sinematik avantajlarla da bezenen film türk sinemasının ayrıksı yapımlarından biri olmuştu. İtirazım Var, kendisini bir polisiye film etiketiyle satmamıştı ve oradan bir sahici imaj yakalayabilmişti. Zira polisiye açısından gerçekten de vasatın altında bir yapımdı.
Hesabım Var, filmin kaldığı yerden yoluna bir roman olarak devam etme özelliğine sahip ender örneklerden biri. Alfa Yayınları'ndan dün çıkan kitabı aradaki sürüyle işe ve uykuya rağmen 24 saatte bitirdim ve İtirazım Var'la tam olarak aynı hazzı aldım: Muhteşem ve özgün bir baş karakter, entelektüel bir bakışla harmanlanmış atmosfer, içi dolu dokundurmalar (roman film kadar cesur olmasa da) ve sahici, gerçek yan karakterlerle kurulmuş, dozunda bir akıcılıkta mükemmel bir tempo. Tarikat ve cemaatler dünyasıyla pavyon dünyasını tek bir potada eritmek gibi zor bir amacın da altından yüzeysel olsa da yeterli bir başarıyla kalkmasını bilen bir roman. Ama öte yandan kitabın alt başlığı "Bir Selman Bulut Polisiyesi" iken polisiye konusunda tıpkı İtirazım Var gibi sınıfta kalan bir kurgulama. Onur Ünlü, işin polisiye kısmında bu kadar çok tesadüfün bir araya gelmiş olmasına, hiçbir aksiyonun hiçbir sahnede inandırıcı olmamasına, karmaşa yaratmakla kaos yaratmanın arasında usturuplu bir fark olması gerektiğine dikkat etmiyor. Haliyle roman çoğu zaman Selman Bulut karakterinin