Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İstasyonda bir kadın durmuş, gelene geçene :
—Benim Ahmet'i gördünüz mü? diyor.
Hangi Ahmet'i? Yüz bin Ahmet 'in hangisini?
Yırtık basmasının altından kolunu çıkararak, trenin gideceği yolun, İstanbul yolunun aksini gösteriyor :
—Bu tarafa gitmişti, diyor.
O tarafa? Aden' e mi, Medine'ye mi, Kanal'a mı, Sarıkamış'a mı, Bağdat'a mı?
Ahmet' ini buz mu, kum mu, su mu, iskorpit yarası mı, tifüs biti mi yedi? Eğer hepsinden kurtulmuşsa, Ahmet'ini görsen ona da soracaksın
—Ahmet'imi gördün mü?
Hayır... Hiç birimiz Ahmet'ini görmedik. Fakat Ahmet 'in her şeyi gördü. En alasından cehennemi gördü."
Karargâhla siper arasındaki derin uçurumu bu kadar yakından sezmemiştim. Nişan ve madalyalarımdan ikisini göğsüm süslü olmak için, birini operada nefis bir oyun seyrettiğim için, bir başkasını Baden - Baden kasabasında bir imparator yüzü gördüğüm için almıştım.
İttihat ve Terakki 'nin ne başıboş, ne de bağlı devirlerinde, ya anarşinin, ya şahsi istibdadın çilelerini çektik. Hiçbir vakit belli bir fikir ve düzen sisteminin mütecanis hüküm ve nüfuzunun ne olduğunu onlarda görmedik.