büseyne

Puan vermedi·576 syf.·
2022 5. kitabı
Adını çokça duyduğum bu kitabı bir yarışma vesilesi ile okumuş bulundum. Kitapta, genel yargıya göre, İstanbul'un üç devri anlatıyor (Abdülhamid Han devri, İttihat ve Terakki Devri, Cumhuriyet Devri). Kitabın kapak tasarımı da buna göre yapılmış. Ancak kitapta İstanbul değil de İstanbul 'un görülmek istenmeyen, bilinmeyen, gayrimeşru tarafları abartılı biçimde anlatılmış. Kitapta beğendiğim bölüm sayısı bir elin parmağını geçmez. Hatta bazı kısımlarda istemeyerek yüz ifadem dahi değişti. Bu memlekette hiç mi güzel bir şey olmamış, hiç düzgün insan kalmamış mı yani? Anlatılanlar bana sürekli bunu dedittirdi. Tarihî romanlar zaten kanıt teşkil etmez ancak bu kitap döneminin yansıması bile değil. Yazar sadece belli kesim üzerine odaklanmış ve bu kesim de millî ve dinî kimlikten bihaber, hakkında en son haberdar olmak istenecek grup. Kitabın kahramanı Adnan 'ı başlarda vatan sevdalısı gibi görünse de sonradan hiç de öyle olmadığını anladım. Millî edebiyata dahil olduğu hâlde okurken bunu hissettirmiyor. Kitabın yaklaşık üçte ikisi yazarın istibdat diye adlandırdığı Abdülhamid Han Dönemi' ni anlatırken kalan üçte birlik kısmının yarısından çoğu İttihat ve Terakki Dönemi 'ni, kalan kısım da Cumhuriyet Dönemi' ni anlatıyor. Dönemler arası geçiş hızlı sayılır. Kitabın Çok geniş bir kişi kadrosu var, kişiler birbirine karışıyor ancak bir yerden sonra alıştım. Yaklaşık 700 sayfa olmasına rağmen akıcı bir kitap, anlamını bilmediğim kelimeler olsa da, özellikle yazıldığı döneme göre, dili sade ve anlaşılır. Yazarın üslûbunu da beğendim. Keşke bu üslûbuyla daha farklı içerikli romanlar yazsaymış belki daha beğenerek okuyabilirdim. Son olarak kitapta bariz yer alan Sultan Abdülhamid nefreti, din eleştirisi ve kimin elinin kimin cebinde olduğunun belli olmayışı beni fazlasıyla
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,385 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"... İnsanın kafasını vahşet tomrukta keserdi; medeniyet giyotinde biçiyor. Zulüm eskiden el işiydi; şimdi makine işi!.. Şu yirminci asrın maskaralığına bak bir kere!.. Dünya üç mideli hayvana döndü: Yer tankla, gök tayyareyle, deniz zırhlıyla adam öldürüyor. "
Sayfa 598
Sevilmeyenler meğer romanlarda ağlarlarmış; Süheylâ ağlayamıyor, sade düşünüyordu: Eğer gözyaşının çıkacak yer bulamayıp da çehrenin içinde birikmesine "düşünmek" denirse.
Sayfa 186
" Zaten, o, daima geç kalan adamdır. Vapura, trene, yemeğe, hiçbir yere bütün hayatında vaktinde yetişmemişti ve galiba, biraz da, isteye isteye geç kalıyordu: Geç kalıp telaş edecek, bu telaş hayatındaki ittiradı azaltacak, vakasız hayatında vaka olacaktı. Onun yaşayış tarzı, bazan sanat kadar güzeldi. "
Sayfa 41
Edebiyat
Puan vermedi·172 syf.·
2022 3. kitabı
Yaşar Kandemir hocamızın diğer eserlerinde olduğu gibi yine su gibi akan bir kitap, kitabın içerisinde sahabî efendilerimizin Efendimiz aleyhisselam ile yaşadığı hatıralar nakledilmiş. Râvi sahâbilerden çokça adını duymadığım sahabe vardı maalesef onlar hakkında bir şeyler öğrenmek benim için olumlu elbette ancak isimlerini duymamış olmam da hüzün ve utanç verici oldu. Keşke hocamız hadis şerhlerinde olduğu gibi burada da râviler hakkında bilgi verseymiş kitap çok daha donanımlı olurmuş fakat hacmi artabilir ve kitabın muhtevası değişebilirdi. Bazı rivayetlerde dehşete kapıldım bazılarında kendimi sorguladım her hâlükarda kütüphanemde bulunduğu için mutmain olduğum bir eser, belirli aralıklarla muhakkak okunmalı.
Din
Peygamberimizden 101 HatıraMehmet Yaşar Kandemir · Tahlil Yayınları · 2013456 okunma