Yirminci yüzyılın bugünkü kötü niteliğini, bu kaos içinde, darmadağınık ruhunu yaratan şey, sindirilmeyi bekleyen sayısız akıl dışı öğenin varlığıdır...
Kitap baştan sona doğru akılcılık ile gerçeklik arasındaki bir tartışma yürütüyor. Motosiklet bakımı üzerinden yaşamdaki dengemiz, tutarlığımız, ilişkilerimiz, kendimizi yenilememiz ve koşullarla uyarlaması dair somut bir süreç yürütülüyor. Yazara göre insan teorik programlarla hayatın tümünü işlemesi ve yeterli hale getirmesi mümkün değil. İnsan kendini, iç dünyasını, duygularını ve yüreğini bakımda tutmalı ve oradan doğru yol almalı.
Taciz eden'in değil de taciz edilen'in sınırlanması ve denetlenmesi, özne ile nesne(kadın ile erkek) arasındaki egemenlik ilişkisine işaret etmektedir.