Adeta kendi yaptığım bir akıl hastanesinde yaşıyordum. Sentorları, nimfaları, satirleri, Tanrı ve tanrıçaları, tüm o düşsel figürleri birer hastaymış ve ben onları analiz ediyormuşum gibi ele alıyordum.
Allah'ın bana nasip ettiğini size de nasip etmesini dilerim. Bu kitabın yazarı kendi ulaştığı şeyin güzel olduğunu düşünmekte ve size güzel olanı iletmeye çalışmaktadır. Onunla hem fikir olmasanız dahi niyetinin size kendisinin iyi olduğunu düşündüğü şeyi ulaştırmak olduğunu bilmenizi istemektedir.
Altay Cem Meriç
Ben garsondan daha iyi giyindiğim için, herhangi bir sebep olmadan ona hakaret edebiliyorum. İsviçreli beni kendinden üstün, şarkıcıyı ise aşağı görüyor. Ben şarkıcıyla oturduğum zaman garson kendini bize denk gördü, bunun için de kaba davranmaya başladı. Ben İsviçreliye kaba davrandım, böylece o kendini benden aşağı gördü. Garson, şarkıcıya kaba davrandı ve şarkıcı kendini ondan aşağı gördü... Kanun önünde eşitlik bir söylemden öteye geçiyor mu? Yoksa dillerimiz bu slogana çok alıştığı için bizi kandırdıkları aklımıza mı gelmiyor.