Gerçekle ilişkiyi kesmek amacıyla yapılan her şey bir tutkunluktur; gerçek acı verici olarak algılanır, ondan kaçılmak istenir; acı veren algılamagı değiştirecek tutkunluklar kişinin yaşamında en ön sıraya geçer. Kişi zamanla tüm enerji ve zamanını bu tutkun davranışa harcamaya başlar ve gerçekle ilişkisini tümüyle keser.
Kişilik gelişimlerini tamamlamiş, bütünlüklerini gerçekleştirmiş insanlar, kendi mutlulukları için başka bir insanın varlığını zorunlu görmezler. Kendi başlarına mutlu ve tamdırlar; kurmuş oldukları ilişki onları daha mutlu, daha etkili, daha doyumlu yapar. İlişki kurmuş oldukları kişileri kendi amaçlari için kullanma gereği duymazlar, çünkü, temel mutluluklarının kendi iç dünyalarından geleceğini bilirler.