Yükselmekte olan bir kitle hareketi, hemen sonuç verecek bir umudun vaazını çeker. Hareketin amacı, taraftarlarını kışkırtmaktır ve hemen köşe başını döner dönmez sonuç verecek türden olan umut, halkı harekete geçmeye teşvik eder. Hıristiyanlık ilk dönemlerinde, kıyametinin elinin kulağında olduğunu ve Tanrı'nın hakim olduğu bir krallıkta yaşanacağını öne sürmüştü, Muhammed müminlerin önüne ganimetleri sermişti; Jakobenler derhal gelecek bir hürriyet ve eşitlik vadetmişlerdir, Hitler Versailles'ın boyunduruğunu ortadan kaldıracağının ve herkes için çalışıp hareket edeceğinin sözünü vermişti. Daha sonra, hareket iktidarı ele geçirince vurgu uzak gelecekteki umuda doğru kaydırılır; yani hayale ve vizyona doğru. Çünkü ilk amacına "ulaşmış" bir kitle hareketi mevcudu korumakla meşguldür ve "kendiliğinden eylem"den ziyade itaati ve sabrı takdir eder: "Ortada göremediğimiz bir şey için umut beslediğimizde, o umudu bekleyişin yolu sabırdan geçer."
Lüks için çabalarken, ihtiyaçlar için çabalarken gösterdiğimiz cesaretten daha fazlasını gösteririz. Lüksten vazgeçtiğimizde, ihtiyaçların eksikliği de son bulur.
Birçok şeye sahip olduğumuz halde daha fazlasını istediğimiz zamanki hüsranımız, hiçbir şeye sahip olmayıp bazı şeyler istediğimiz zamanki hüsranımızdan daha büyüktür. Birçok şeyin yokluğunu çektiğimiz zamanki hoşnutsuzluk, sadece tek bir şeyin yokluğunu çeker gibi olduğumuz zamanki hoşnutsuzluğumuzdan daha azdır.
Güneşin doğuşundan batışına dek sırf kendilerini hayatta tutacak şeyleri sağlamak için didinen insanlar şikâyet edip durmaz ve hayal kurmazlar. Çin'deki kitlelerin isyankâr olmayışının nedenlerinden biri de, en kıt olan yaşama imkânlarını güçlükle sağlayabilmek için bile haddinden fazla çaba sarf etmenin gerekiyor olmasıdır.
Açlık sınırında yaşayan yoksulların yaşamı, amaçlı bir yaşamdır. Yiyecek ve yatacak yer bulmanın amansız mücadelesine girişmiş olanlar, boşuna çaba harcamış olma duygusuna hiçbir zaman yakalanmazlar. Hedefler somut ve acildir. Her yenen yemek, onlar için bir amacın gerçekleşmesidir, tok karnına yatağa girmek bir zaferdir ve beklenmedik yerden gelen yardım bir mucizedir. Bu insanlar "hayatlarına anlam ve haysiyet katabilecek, ilham verici bir süper-bireysel amaca" nasıl ihtiyaç duyabilirler ki? Bunlar bir kitle hareketinin cazibesine karşı bağışıktırlar.