Balkona, çarşafının siyah pelerinini omzuna atmış, başı siyah atkılı genç bir kadın ilerledi. Halide Edip Hanım. Aydın bir kadın, bir kalem ve fikir insanı. İlk cümlesi şu oldu:
"Gecenin en karanlık ve ebedi gibi göründüğü zaman, gün ışığının en yakın olduğu andır..."
30 yaşlarında bir albaylar ve generaller kuşağı yetişmişti ki, bu kuşak, Kafkasya'dan, Basra Körfezi'nden, Sina Çölü'ne, Çanakkale' ye, Tuna'ya, Galiçya'ya kadar en az 10 cephede, bütün savaş boyunca hareketin, mücadelenin, yenişlerin ve yenilgilerin içinde pişmişti.Hepsinin omuzlarında, Abdülhamit Paşalarının bir ömür boyunca, fakat çok kere şahsiyetlerini feda etmek pahasına toplayabildikleri rütbe işaretleri yerine, kendilerinin savaş meydanlarında kazandıkları yıldızlar parlıyordu.