Fakat, Tokat yolunda durgundur. İstanbul'la arada artık ipler koparılmıştır. Hatta ona İstanbul sorsa:
—Hangi sıfatla, nereye ve niçin gidiyorsun?
Buna verilecek cevap yoktur. Yahut verilecek cevap basittir:
—Asıl sıfatımı, kendi sıfatımı bulmaya gidiyorum...
Milli tehlikeye karşı halkın kaynaşması, galeyanı lazımdı. Halk uyanmalı, kımıldamalı, kaynaşmalı ki, bu milli kaynaşma bir amaca yöneltilebilsin. Böylelikle de halkın aktif bir güç halinde örgütlendirilmesi mümkün olsun. Yoksa uyuşuk ve sinmiş kalabalıklar halk demek değildir.
Eğer dava bu halk davası ise, eğer dava bir milletin kurtuluş savaşı ise, o zaman millete, milletin diliyle konuşmak lazımdır.Öyle ki, halk o dili konuşanlara inansın.Mihnetleri, çileleri önceden bilsin. Savaşı isteyerek kabul etsin...