Öykü severek okuduğum bir edebiyat türü. Başka bir öyküye geçerken yeni karakterlere alışmak, yeni olaya-duruma adapte olmak okumamı diri tutuyor. Özellikle öyküdeki karakterle bağdaştırabildiysem kendimi aldığım keyif çok daha fazla oluyor.
Bu kitabın içindeki öyküleri çok sevmekle beraber belleğimde yer edindiler.Hani bazı öykü kitaplarını okurken seversin ama 2 ay geçtikten sonra karakterleri anımsayamazsın pek. Bu durumun bu öykü kitabında olacağını düşünmüyorum.Kitabın en sevdiğim öyküsü ise " Biraz Daha Ölmek" oldu benim için.Bu öyküyü ilerleyen zamanlarda tekrar tekrar okuyacağım.
Bu kitabı okuma zamanım, hayatımın zamansız bir dönemine denk geldi o nedenle okuma sürem uzadı.Eğer uzamasaydı daha da keyif alırdım.Okumanız konusunda ise tavsiye ederim mutlaka.
SPOİLER
Biraz Daha Ölmek öyküsünün neden çok beğendiğimi belirtme gereği duydum.
"Herkes ölüme adım attığında mı merak eder yaşayıp yaşamadığını ?...Ölümü gördükten sonra sormayı akıl ettiğim bir sorunun yanıtı hiç bir yerde yok.Yaşamadım çünkü.Yalnızca eskidim.
Neden düşünmeye hiç yanaşmadım ?
Düşünseydim ne olacaktı? Yaşamaya geçerli bir neden bulabilir miydim?
Yaşayabilir miydim?
Yapmak istediğim -yapmak istemeyi göze aldığım herhangi bir şey var mıydı?Neden yoktu ?Ne bileyim.Ömrünce soru sormamış biri bunca soruyu birden,bir anda sormaya kalkarsa elbette yanıt bulamaz.Yaşamadım peki.Kabul. Yaşayabilir miydim?"
Bu cümleleri okurken kendi yaşamımı da sorguladım.Peki ben yaşıyor muyum yoksa eskiyor muyum ? Yaşamıyorsam yaşayabilmek için neler yapabilirim ? şeklinde. Verdiğim cevaplardan daha çok, geç kalmadan kendime bu soruları sorduğum için mutlu oldum. Bu sebeple bu öykü benim için özel bir yer edindi.