Bu gerçeğin içerisinde, Kur'an ezberinin bu kadar yaygınlaşmasının psikolojik nedenlerini aramak gerekir. Kur'an'ı ezbere okuyup yorumluyorlar, ardından tekrar ezbere okuyup değerlendiriyorlar, sonra yine ezbere okuyorlar. Binlerce kez tekrarlıyorlar ki bir kez bile uygulamaya vakitleri olmasın. Kur'an'ın telaffuzuyla ilgilenen geniş ve titiz bir dal oluşturuldu, bu, Kur'an'ın hayata nasıl dahil edilebileceği sorusundan kaçış niteliğindedir. Nihayetinde, Kur'an'ı anlam ve içerikten arınmış boş bir sese dönüştürdüler.
Söz ve amellerinin uyumsuzluğu, sefahati, pisliği, adaletsizliği, ödlekliği, görkemli fakat boş camileri, içinde ideal ve cesaret bulunmayan büyük şarıkları, riyâkar din anlayışı da dahil olmak üzere İslam âleminin tüm bu gerçekleri, inanç içinde inançsızlığı teşkil etmekte olup, Kur'an'ın da içinde bulunduğu ve bu kitaba olan sadakatin, içeriğindeki emirleri yok saymakla birleştirildiği temel çelişkinin dış yüzünü oluşturmaktadır.
İşte, Kur'an'ın böyle bir konuma getirilmesi, Müslüman toplumların gerileme ve acizliğinin ilk ve temel sebebidir.