HAZRET-İ ALLAH ZALİME MÜHLET VERİR: Ebû Mûsâ el-Eş‘arî (r.a.) şöyle anlatıyor: “Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem: ‘Hazret-i Allah, zalime mühlet verir, onu (azabıyla) yakalayınca da kimse kurtaramaz.’ buyurduktan sonra, ‘İşte Rabb’in, (halkı) zalim memleketleri cezalandırdığı zaman böyle cezalandırır. Çünkü O’nun vereceği ceza çok acı, çok çetindir.’ meâlindeki Hûd Sûresi’nin 102. âyet-i celîlesini okudu.”
Meysere (r.a.)’dan şöyle rivâyet olundu:
“Kabre konulan bir kişiye, Münker ve Nekîr melekleri gelir ve ‘Sana yüz sopa vuracağız.’ derler. Ölen kişi, ‘Benim şöyle şöyle amellerim var.’ der. Cezası, amelleri sebebiyle on sopaya, sonra bir sopaya kadar düşürülür. Sana bir defa vuracağız diyerek bir kere vururlar. O vuruşlarıyla kabrin içi ateşle dolar.
Kabirdeki kişi: ‘Bana neden vurdunuz?’ diye sorunca, melekler, ‘Sen zulüm gören bir kişiye uğradın, senden yardım istediği hâlde ona yardım etmedin, onun için vurduk.’ derler. Bu darbe, mazluma yardım etmeyenedir, peki zalimin hâli nice olur.”
İbn-i Mesûd (r.a.) şöyle buyurdu: “Kim bir zalime, zulmünde yardım ederse veya bir Müslümanın hakkını zalime kaydırmak için zalime yol gösterirse, Allâh’ın gazabına uğramış ve zulüm günahını yüklenmiş olarak âhirete gider.”
Ebu’l-Kâsım el-Hakîm’e “Kuldaki imanı zayıflatıp imansız gitmesine sebep olan günah var mıdır?’ diye sorulunca şöyle cevap verir: “Evet, üç şey vardır:
• İslâm nimeti üzerine şükrü terk etmek,
• İslâm nimetinin elinden gideceği korkusunu terk etmek,
• Müslümanlara zulmetmek.”
/ FAZİLET TAKVİMİ