Alierenayt

Alierenayt
@Alierenayt
2 okur puanı
Aralık 2025 tarihinde katıldı
Yürümek inceleme
Puan vermedi
Yürümek Henry David Thoreu 1817 1862 S15 Meselenin mizaçla ve onun ötesinde yaşla yakından ilgili olduğuna şüphe yok. Bir adam yaşlandıkça tüm gün evde pineklemek ve ev işleriyle uğraşmaktaki mahareti artar. Ömrünün sonbaharı yaklaştıkça alışkanlıkları da yavaş yavaş karanlığa gömülür, öyle ki güneş batmadan hemen önce, nihayet saklandığı yerden çıkarak ihtiyacı olan tüm yürüyüşü yarım saate sıkıştırır. S23 Şu anda bu yörede en gezip görülesi yerlerin çoğu özel mülk değildir; tabiatın bir sahibi yok ve dolayısıyla yürüyüşçü de göreli özgürlüğün tadını çıkarabilir. Ancak muhtemelen, öyle günler gelecek ki doğa, üç-beş seçkinin ayrıcalıklı vakit geçirebileceği sözüm ona keyif alanlarına bölünecek; çitler artacak ve insanları umumi yollara hapsedecek başka mekanizmalar geliştirilecek, sonra bir de bakmışsınız ki Tanrı'nın toprakları üzerinde yürümek beyefendilerin hanelerini işgal etmek anlamına gelmiş. Hâlbuki bir şeyden münhasıran keyif almak demek, kendini asıl hazdan mahrum bırakmak demektir.O halde, kötü günler henüz gelmemişken elimizdeki olanakları değerlendirelim. S35 Bir şey dışarıdan bakıldığında ne kadar kasvetliyse ruhum o kadar coşar. Bana okyanustan, çölden ya da yaban doğadan haber verin! Çölde nemin ve bereketli toprağın eksikliğini, temiz hava ve ıssızlık giderir. Gezgin Burton¹ bu konuyla ilgili şunu söylüyor: "Çölde maneviyatınız güçlenir; samimi, candan, misafirperver ve kararlı birine dönüşüverirsiniz... Alkollü içkilerse sadece tiksinti uyandırır. O hayvani varoluş ince bir haz verir." Tatar steplerinde uzun yollara düşmüş olanlar der ki: "İşlenmiş topraklara yeniden adım attığımızda medeniyetin çalkantısı, bulanıklığı ve kargaşası içimizi daraltıp bizi bunalttı; havası boğucuydu, öyle ki her an nefesimiz kesilecekmiş gibi hissettik." Kendimi
YürümekHenry David Thoreau · Can Yayınları · 20204,545 okunma
Reklam
İçimizdeki Şeytan kitabından Alıntılar
Puan vermedi
S14 En akıllımızın kafası bile bizden evvelkilerin depo ettiği bir sürü bilgi ve tecrübenin ambarı olmaktan ileri geçemez. Yaratmak istediğimiz şey de bu mevcut malları şeklini değiştirerek piyasaya sürmekten ibaret. Bu gülünç iş bir insanı nasıl tatmin eder bilmiyorum. Bize ziyasını beş bin senede gönderen yıldızlar varken, en kabadayısı elli sene sonra kütüphanelerde çürüyecek ve nihayet beş yüz sene sonra adı unutulacak eserler yazarak ebedi olmaya çalışmak, yahut üç bin sene sonra, kolsuz bacaksız, bir müzede teşhir edilsin diye, ömrünü çamur yoğurmak ve mermere kalem savurmakla geçirmek bana pek akıllı işi gibi gelmiyor. İstihza: hicivli ifade S22 "Ahlak" tarafımızda hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hadiseleri muhakeme eden, neticeler çıkaran ve tedbirler alan bir "hesabi" tarafımız vardı ve lafta değilse bile fiilde daima o galip çıkıyor ve onun dediği oluyordu. Maada: başka Beşibirlik 191k 30 Kasım kuru Yeknesak: tekdüze Vuzuhsuz: belirli belirsizS36 Her söyleyeceği sözün, mukabelesi imkânsız bir cevapla karşılaşacağını derhal anlamıştı. Suiniyeti esas olarak kabul eden ve bir insanın dürüst, samimi ve namuslu olabileceğine ihtimal vermeyen bir kimseye karşı kendini müdafaa edebilmenin hazin imkânsızlığı onun elini kolunu bağlamıştı. S37 bu çocukların nasıl olup da başka birine bu derece ehemmiyet vererek bütün kafalarını onunla alakadar edebildiklerini anlayamıyordu. Bir insanı kendisi kadar, kendi düşünceleri, dertleri, korkuları ve noksanları kadar ne meşgul edebilirdi? Halbuki bütün arkadaşlarının gözünde sanki sihirli bir gözlük vardı ve onların kendilerini görmelerine mâni oluyor- du. Bu kadar ahmakça bir körlüğe başka türlü mana verilemezdi. S41 Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma

Alierenayt

, 1000Kitap'a katıldı.