“Zinhaaar, ilk işimiz karıncalara filceyi öğretmek olacak. Karıncaların kendi dilleri yoktur, varsa da yetersizdir, anladın mı? Varsa da üç beş sözcüktür. Üç beş sözcükle de bu dünyada yaşanmaz. Dünyada bir tek dil vardır o da fil dilidir.
(…) karıncaların beyinlerini yıkayabilirsek, onlara karıncalıklarını unutturabilirsek, her şeyi kazandık demektir. Bu düzen kıyamete kadar sürer. Siz de biz de karıncaların sırtından, onların alın terleriyle cennet bir dünya yaşarız değil mi?
(…)
“Sömürücü sözcüğünün ne olduğunu biliyor musun?”
“Biliyorum sultanımız.”
“İşte bu sözcük sözlüklerden silinecek, hiçbir karınca bu sözcüğü ağzına alamayacak. Bizim getirdiğimiz yeni düzen, yüz bin yıldır karınca uluslarının can atıp da ulaşamadıkları bir düzendir.