Ömrümü insanların sağlıklarını korumaya adamış olan ben, anlamıştım ki gerçek kültürel köklerini yitiren ve yaşamda bir amacı olmayan insanların elinden ancak ölümle kumar oynamak gelir. En tasalandığım nokta ise benim bile onları durdurmak için parmağımı kımıldamamış olmamdı.
Ne ellerim bağlıydı ne de ağzıma birşey tıkanmıştı ama yine de kendimi bir tutsak gibi hissediyordum.
Bilinmezliğe doğru yapılan zorunlu bir yürüyüşün kurbanıydım.