Çünkü sanat, yeryüzünde ve insanların içinde olup bitenleri, çöplükle sarayı aynı hakikatten uzak ve güzelleştirici örtüye bürüyen ay ışığı gibi, tatlı bir yalan bulutunun arkasından göstermeye mecburdu, sanat eserinden faydalanabilecek durumda olanlar, her şeyden önce avunmak, oyalanmak istiyorlardı, sanatkârın ekmeği de işte bu tatlı rüya meraklılarina bağlıydı.
Böyle başka eserler de vardır. 50 yaşından evvel nasıl başar- mışlardır bunu? İşte bu bir sisteme dayalı, verimli çalışmaktır; kendi zamanına hakim olmaktır. Düşünüldüğünde günü bile kısadır bu insanların. Mum ışığında ne kadar çalışabilirsiniz? Ortaçağ'da gece bastırınca çalışmak kolay değildir. Verimli ça- lışmak gerçi hiçbir zaman kolay değildir. Ama ne yapıp ettiler; bu saydığımız isimler ve daha nicesi, eserlerini ortaya koydu- lar. Rutinin dışında işler yaptılar. Bugün de buna dikkat etmek lazım. Ama şunu da unutmamalı: Her çağı farklı kılan yönler vardır. Çok açık ki disiplin, çalışma biçimi ya da öteden beri konuştuğumuz zaman kavrayışı döneme göre değişir. Sizlerin,özellikle de genç yaşta olanların çağlardan beri değişmeyen unsurlara odaklanması beklenir. Nedir bunlar? Yalnız kalma becerisi, konsantrasyon (yoğunlaşma) ve bu sayede düşünüp üretebilme becerisi.
Bakınız, bugün zaman düne göre daha kıymetli değildir. Ama zamanı değerlendirme arayışı her çağda kıymetlidir. Şüp- hesiz ki alışılageldik işlerin dışına çıkanlar için zaman yöne- timi dün de bugün de önem arz ediyordu. Bugün elinizdeki akıllı telefonlarla gerçekten yalnız kalmanız, bir noktada yo- ğunlaşıp düşünmeniz zordur. Ama içinizden bunu becerecek planlar önemli işler üretmeye adaydır.