İnsanoğlunu, kendi gördükleri, ama insanların göremedikleri parmaklıkları olmayan bir hapishanede tutsak etmişlerdir. Her ne kadar gözümüze soka soka hareket etseler de, hala birçok insan bunu görememektedir. 1923 yılında yazar Aldous Huxley, "Özgürlük mü? Öyle bir şey yok ki. Bu dünyada özgürlük yok, sadece yaldızlı kafesler var." dediği zaman çok haklıydı. O kafesler, insanların sistema tik olarak "bilinç"ten koparılmış, kapatılıp üzerine asma kilit konmuş olduğu akıllan idi. Hepsini açıklayacağım. İnsanlar hayatlarını, bir algılama hapishanesinde yaşıyorlar, soylu "elit"in amacı da sonsuza kadar onları burada tutmak.
İnsanlara dört beş yılda bir seçim hakkı sağlanarak özgür oldukları illüzyonu veriliyor, oysa perde arkasında gölge hükümet veya partiyi yöne ten aynı azınlık. Demokrasi "çoğunluğun yönetimi" olsa da, aslında bir tiranlık. Özgür ve açık bir toplumun sis perdesinin ardına saklanan bir azınlığın diktatörlüğü.