Yaşadığım hayatı her şeyiyle, ister kısa, ister uzun süre bu hayata katılmış, sonrada çıkıp gitmiş olan insanlara borçluyum. Sevgileri kadar nefretleri de hayatımı yaşanası kıldı.
Eskiden düşündüğümün aksine, yaşlılığın, zihni kemale erdirip olgunlaştıracak yerde, çoğu zaman tehlikeli ölçüde bunaklık, dar kafalılık ve nefret getirdiğini gördüm hayretle.
Değerli bir hayat hikayesi ancak hayattaki trajedilerin de, komedilerin de tarafsız ve hiçbir şeye- özellikle de kişinin kendi hayatına- bağlı olmaksızın görülebildiği olgun bir yaşa erişildiğinde yazılabilir.