Elim kapının kulpundayken bana seslendi. "Kazanamasam bile," dedi, ıslak saçlarından terliklerine sular damlarken, "beni sever misin?"
Gözlerine bakana kadar şaka yaptığını düşünmüştüm. "Karton bir kutuda yaşayan önemsiz biri olsan da seni severim," dedim. Bunu daha önce hiç söylememiştim. Bunu daha önce gerçekten hissetmemiştim.
Celia kocaman gülümsedi. "Ben de. Karton kutu ve tüm diğer şeylerle."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Çok mu katlanılmazım?" diye sordu. "Bu meseleyi takıntı hâline mi getirdim? Seni bu konuda konuşmaya zorluyorum. Üstelik sen..."
"Düşüşteyken mi?"
"Karşı oy almışken diyecektim."
"Katlanılmaz olduğun zamanlarda sana katlanan ben olmak istiyorum," dedim. Sonra onu öptüm. Dudaklarında limonlu suyun tadı vardı.
"Sana söylemeliydim."
"Sanırım birbirimize söylemediğimiz çok şey var," dedim. Birine ihtiyacım vardı. Tam o an bir arkadaşa ihtiyacım vardı. Doğrularımı söyleyebileceğim, beni kabul edecek, iyi olacağımı söyleyecek birine.
"Peki ya gerçekten yapsaydık?" dedim.
"Birbirimize gerçeği söylemekten mi bahsediyorsun?"
"Birbirimize her şeyi söylemekten."
Harry bana baktı. "Bu, üzerine yüklemek istemeyeceğim bir yük olur."
"Senin için de yük olabilir," dedim. "Benim de sırlarım var."
"Bütün meselesi buydu, değil mi? Bu yüzden mükemmel sözcük seçimleriyle çok net bir biçimde anlaşılmak istiyordu. Çünkü tam olarak nasılsa öyle görülmek istiyordu. Grinin tüm tonları ve nüanslarıyla. Benim görünmek istediğim gibi."