[...] İşin içine başkaldırı girince karşılık daha da sert oldu: Aragon'a kadar tüm Müslümanlar vaftiz edildi. Papaz, bunun rızasız, dolayısıyla geçersiz bir kutsama olduğu yolunda itiraz edenlere, vaftiz edilmek ya da yakılmak arasındaki nihai kararın pekâlâ herkesin hür iradesiyle verdiği bir karar olduğu yanıtını veriyordu.
2 Aralık 1281'den 1282'nin başına kadar, yeni fethedilen güneyde de olmak üzere, șahsa ait bile olsa tüm nüshalar, bu 7.000 ciltlik külliyatı yeniden basmaya yarayabilecek tüm tahta klişeler yakıldı. Zhuangzi, bütün bunların boșuna olduğunu söyleyerek cevabı baștan vermiști: Kitap kendi bașina var olan bir sey değildir. "Kelimeler kıymetli olabilir, ama kitaplar kelimelerden ibarettir. Kelimelerde kıymetli olansa fikirlerdir
Sayfa 116 - Kağıt Bambudan Daha İyi Yanar·Kitabı okuyor
Harun er-Rașidin oğlu Mamun 833'te öldü. Şanına yaraşan bir başka unvanı, fukaha'ya açıkça kafa tutan tek Ortaçağ İslam hükümdarı olmasıdır. Bunu çoğu zaman dostlukla, beyt el-hikme'de münazaralar düzenleyerek, ama bazen de -özellikle onun yokluğunda- halkı için en salim fikirlerin anlaşılmadiğını hissettiğinde, uzaktan uzağa savaş güderek yaptı. Düşmanlarına sorarsanız, özellikle Kuran'ın insan eliyle yaratılmış olduğu fikrini kabul ettirmek için bir tür tersten Engizisyon kurmuștu. Mutezilelere ait olan bu teori 7. yüzyilda doğmuștur ve hiçbir yerde Bağdat Akademisi'ndeki kadar öne çıkarılmamıştır. Ama zaten oradaki bölüm yöneticilerinin hiçbiri Arap degildi ve hatta hepsi Hz. Muhammed'in takipçisi de değildi.
Müslüman İspanya'nın bütün tarihi boyunca bu son derece dargörüşlü ortodoksinin bekçilerinin, șehirleri -özellikle Sevilla'yı- dolaşarak, çarsı pazarın altını üstüne getirerek, șüpheli kitapları yani "maddecilerin ve filozofların kitaplarını" aradıkları, buldukları yerde yaktıkları, halk güruhunun da iși gücü bırakıp bu şölenlere alkış tuttuğu vakidir. Hükümetler bu tür milislere teveccüh etmez, ama fütursuzca kullandıkları halk baskısı karşısında daima boyunları kıldan incedir. Daha ileride göreceğimiz gibi, bu olgu ortadan kalkmış olmaktan uzaktır.
Hal bu iken Almanzor popülist sansürcülerin desteğini almak için düșünülebilecek en radikal önlemi düșündü: Halifelerin kütüphanesini yakalım!