Bir yaprak gibi hiçliğe savruluyoruz. Amaçsız, başıboş, kimsesiz. Ne bir yolumuz var ne de yol gösterenimiz. Kimi zaman rüzgarın gücüyle kimi zaman düştüğümüz bir suyun akıntısıyla öylece boşluğa gidiyoruz. Duramıyoruz da.. özgür irademiz yok çünkü. O hak bize hiç verilmedi.
O koptuğumuz kökümüz, ağacımız, sanki fazlalıklarından kurtulurmuşçasına dökmüştü ya bizi, bir günahkar, iğrenilesi bir şey gibi. Bizi savuran rüzgar da, akıntısıyla götüren su da o şekilde bizden kurtulmaya çalışıyor sanki. Sahi biz ne ara bu kadar istenmez olduk? Ne ara bu kadar yalnız olduk?