Uzaktan baktığınızda düşmanlarınızı birer iblise benzetirdiniz ama yaklaştığınızda en az sizinki kadar güçlü bir içtenliğe sahip olduklarını fark ederdiniz. Belki de Şeytan en içten olandı.
Çoğunlukla soyut çalışmalardır ve meslekten olmayanlara sıkıcı gelebilir. Elektriğin özü ile ilgili kuramlar. Gezegenlerin devinimi. Kütlesel çekimler. Bu tür şeyler. Şimdi Kornhoer'in listesinde Laplace, Maxwell ve Einstein gibi isimler var... Bunlar senin için bir şey ifade ediyor mu?
Bir şey hakkında fazla hayal kurmanın, bir şeye fazla kafa takmanın ne demek olduğunu gördüğümüz bir kitap.
Bu kısımdan sonra kitap hakkında spoiler bulunmaktadır.
Bi arkeolog var. Alman. Bi rölyef çok hoşuna gidiyor. Sonra gidip çakmasını evine koyuyor. Sonra sürekli rölyefdeki kadını düşünmeye başlıyor. Vay efendim ayağının açısı şöyleymiş, eteğini şöyle toplamış. Sonra ayak öyle nasıl durur yürürken diyor. Sokaktaki kadınları taciz edercesine incelemeye başlıyor. Yok öyle yürüyen. Ben bari Pompei'ye gideyim diyor. Kalkıyor Almanya'nın kuzeyinden gidiyor Pompei'ye. Sonra sokakta takıntı ettiği kızı gördüğünü sanıyor. Bi de kendinden emin. 6. hissi çok kuvvetliymiş felan. Giriyor Yunan mitolojisinden, Hades izin vermiş kız yaşayanlar Dünya'sına gelmiş. Kızla konuşuyor 2-3 gün öğlen saatlerinde. Ölüyle konuştuğunu düşünüyor tabii. Sonra ne çıkıyor dersiniz? Kız gerçekmiş. Komşusunun kızıymış. Arkadaşlarmış önceden aslında. Kız buna aşıkmış. Adamda ay delirmedim, çok mutluyum diyor. Sonra kıza balayımızda Pompei'ye gelelim diyor. Bitiyor kitap. Ya, daha sabah sen ölü sanmıyor muydun bu kızı? Neyse özetle siz, siz olun bir şeyi bu kadar kafaya takmayın.
Gradiva: Bir Pompei DüşüWilhelm Hermann Jensen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,085 okunma