Serdar Alp

Taklit Teorisi
Mağlup, mahkum ve makhur milletlerin, galip, hakim ve kahir milletleri taklit etmeleri, kendilerini onlara benzetmeye çalışmaları, kendilerine has vasıfları, meziyetleri, adet, örf ve ananeleri bırakıp galiplerin gelenek ve göreneklerini benimsemeleri, kaçınılmasına imkan bulunmayan ictimai (toplumsal) bir zarurettir. Başarısız ve yenik milletler mutlaka muvaffakiyet ve zafer elde etmiş milletleri taklit ederler. Böylece onlar içinde erir ve kendi benliklerini büyük ölçüde kaybederler. Milli şahsiyetlerini ve kavmi hüviyetlerini bazan kısmen, bazan da tamamen yitirirler. Bazı milletlerin tarih sahnesinden silinmeleri, onların yerine yeni milletlerin tarih sahnesine çıkmaları da böyle açıklanır. İslam milletleri galip ve hakim durumda iken Batı ve Avrupa onları taklit etmişti. Durum tersine dönünce bu sefer de müslüman milletler Avrupa'yı, Batı'yı ve komünist Doğu ülkelerini takip ve taklit etmeye başlamışlardır. Durumun başka türlü olması, esasen mümkün de değildir. Böyle olması ise ictimai (toplumsal) bir zarurettir. İleri, kalkınmış, müreffeh ve sanayileşmiş milletleri taklit etmek, geri, kalkınmamış, yoksul ve sanayileşmemiş cemiyetlerin kaderidir. Bu kaderi değiştirmek kimsenin elinde değildir. Yapılması gereken şey taklit sürecini, en az zararla kapayarak hakim bir millet haline gelmektir.
Sayfa 362·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bir yerde yangın çıkması için, ateş atılan zeminin yanmaya müsait olması gerekir.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Bir görüşe ve bir inanca bağlılık ve taraftarlık insanın ruhuna işledi mi, kendine uygun düşen haberleri işitir işitmez hemen kabul eder. Bu temayül (eğilim) ve taraftarlık insanın basiret gözünü örter, tenkit ve tetkikte bulunmasını engeller, yalan haberi kabul ve nakletme durumunda kalmasına sebep olur.
Sayfa 200·Kitabı okudu
"İnsan ilk önce ihtiyaç duyar, sonra bunu tatmin eder, daha sonra rahatlığa yönelir, daha sonra zaruri olmayan şeylerle süslenir ve bezenir, bundan sonra refah ve israfa dalarak bozulur. Neticede cevherini yitirdiğinden çılgınlaşır", diyen Giambattista Vico'nun İbn Haldun'u andırdığı açıktır.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Ziya Ülken, "İbn Haldun, iktisadi hadiselerin bütün ictimai (toplumsal) hadiseler arasında en başta geldiğini ve diğerlerini doğurduğunu söylemesi itibariyle tarihi materyalizmin mümessili olan Karl Marx'ın mübeşşiri olarak", gösterirken, Zeki Veled Togan "İbn Haldun cemiyetlerin inkişafında (gelişiminde) iktisadi âmillerin başlıca sebep teşkil ettiklerini ifade etmek suretiyle muasır materyalist teorisyenlerin öncülüğünü yapmıştır", demektedir.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı