İnsanın zihni ve tutkuları eğer o büyük engel olmasa bir kartal misali uçmasını sağlayabilirdi. Bu büyük engel tüm zaaflarıyla kendi vücudumuzdur.
Bana yüksek hedefleri olmayan tek bir genç gösterin. Yine bu binlerce hedeften ancak bir tanesi gerçekleştirilebilir. Peki neden? Çünkü bedenimiz miskinliğe ve rehavete meyillidir. Hedefe giden yolda karşılaştığımız zorluklar onu korkutur. Bu basit tutkuları yenip, ruhumuzu sınırlarından kurtarıp özgürleştirmek talimlerimizin ana amacımızı teşkil eder.
İradeyi güçlendirmek onu nihai ve işe yarar bir hedefe yönlendirmek. Bu büyük amacın yegane yolu kişinin kendini kurban etmesidir. Ancak o vakit kendi bedeninin zayıflıkları içine sıkışmış binlerce insandan ayrılıp kendi bedeni ve zayıflıkları konusunda ustalaşmış kişilere dönüşebiliriz.
Hedefimiz budur!
"Ne var ki, dobra dobra olmak kaçınılmaz biçimde birçok insanı incitecek ve aşağılayacaktır; bu insanların bir bölümü karşılık olarak sizi yaralamayı seçecektir. Hiç kimse sizin dürüst ifadenizi tümüyle tarafsız ve kişisel çıkarlardan arınmış olarak görmeyecektir."