"Bizim küçük Anadolu şehirlerimizde bu müzmin evlenme hastalığı daima hüküm sürmektedir. En kuvvetliler bile bir iki sene dayanabildikten sonra bu umarsız mikroptan yakalarını kurtaramazlar ve kör gibi, önlerine ilk çıkanla evleniverirler.
Tabii bu evlenmede herhangi bir müşterek hayattan ziyade, erkek için evde bir kadın bulunmasi; kız icin de 'münasipçe bir kısmet' varken kaçırılmaması, düşünülmüştür. Bu izdivaç mikrobu, evlendikten sonra faaliyetine başlar: evvelce bir takım emelleri olan, yükselmek, kendini göstermek, eser vermek isteyen adamlara bir kalenderlik, bir lakayitlik gelir. Evde meram anlatmaya asla imkan olmayan, seviyesi, ahlak telakkisi, dünya görüşü ve ihtiyatları büsbütün ayrı olan bir mahlukla daimi bir beraberlik insani dış hayatta da bedbin yapar ve butun insanlardan şüpheye düşürür."