"Yaşımdan yorgunum, yaşımdan telaşlıyım bu günlerde.
Kaç yaşındayım sahi..?
Saymadım, bilmiyorum belki onsekiz'lerimdeyim belki de yirmidörtlerimde, belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında.
Hiç bilmiyorum
İkisi de sık sık düşer. Ama kediler dört ayak üstüne, erkekler çoğunlukla baş üstüne. Kediler düşünce hemen kalkar, erkekler düşünce çoğunlukla dağıtır ve tanınmaz hale gelir.
Gün gelir de unutulmuş insan, en sevdiği hatıraları bile.
Bari sen her gece yorgun sesiyle saat on ikiyi vurduğu zaman beni unutma...
Çünkü ben her gece o saatlerde seni Yaşar ve seni düşünürüm.
Hayal içinde perişan yürürüm..
Sende karanlığın sustuğu yerde, beni unutma..