Alpay Özman

Alpay Özman
@Alpayozman
Doğruluk, içinden gelen ile ağzından çıkanın bir olmasıdır. Doğruluk; karşındaki insana, hayvana, bitkiye ve her türlü canlıya ince ve nazik davranmak, merhametli olmaktır. Doğru yaşam ise, her doğrunun her yerde söylenmemesi, ama her söylenenin doğru olmasıdır.
Sayfa 325·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şimdiye kadar ki tarihinde savaş, hastalık ve kaostan başka hiçbir şey görmemiş insanlık, sağlıklı yaşamı ve refahı deneyimleyecektir. Son 5000 yıldır evinin önünü bile güvenli bölge olarak görmeyen, her an yağma ve talanla hayatını kaybedebilen insanlık için artık dünyanın büyük bir kısmı güvenli olacaktır. Düşün ki bir kadın istediği gibi bir ülkeye gidip, istediği kıyafeti giyip, istediği şeyi yapabilecek ama kimse ona karışmayacaktır. Birçok hastalığın çaresi bulunacak, basit ilaçlarla ölümcül hastalıklar yok edilecektir. İnsanların hayatını kolaylaştıran bir çok buluş tüm insanlara eşit olarak verilecektir. Zengin de fakir de şu elinde tuttuğun teknolojik cihaza benzer binlerce cihazı kullanabileceklerdir. Ancak yinede bütünden bakmayı reddeden insanlar, tüm bunlara rağmen yine mutsuz ve şikayetçi olmaya devam edecektir. Balık Çağı’nı tek bir kelimeyle açıklarsak o kelime “İnanç” diyebiliriz, Kova Çağı’nda ise bu kelimeler, tekrar söylüyorum “ Bilgi ve tercih” olacaktır.
Sayfa 324·Kitabı okudu
Son 500 yıla girildiğinde Kova Çağı’nın lideri Enki, bu zamana kadar hep manuel yönetilmiş olan sistemi de ilk kez otomatik işleyecek bir sisteme dönüştürmeye başlamıştır. Bu sayede şu an 1.4 milyar olan insan nüfusu, önümüzdeki 200 yılda on milyarı bulacaktır. Ancak daha da ilginci, şu an dünyada yaşayanların yarısı açlık sınırında olmasına rağmen, 200 yıl sonra dünya nüfusunun sadece yüzde biri açlık sınırında yer alacaktır. Bu zamanda bir kadının kendi kendine şehirlerarası bile seyahat etmesinin mümkün olmadığını biliyorsun. Oysa Kova Çağı’na doğru kadınlar bırak seyahat etmeyi, dünyanın yarısını yönetecek hale geleceklerdir.
Sayfa 323·Kitabı okudu
Rönesans, reform, coğrafi keşifler, astrolojik ve astronomik gelişlmeler, yazı ve tarih bilimindeki bu değişmelerle; ilk daktilo, ilk yeraltı treni gibi onlarca benzer buluş, Enki eliyle Batı Medeniyetine verilmiştir. Uygarlık son 400 yıldır Doğu’dan Batı’ya el değiştirmektedir. Bundan sonra da kova çağına kadar benzeri buluşlar ve keşifler hızlanarak devam edecektir. Hele ki 2060’a son bir derece kala yani son yetmiş iki yılda sürekli değişen teknoloji yüzünden insanlığın başı dönecektir. Çok daha ilginç bir bilgi vereyim, Kova Çağı’na doğru Anunnakiler artık kendi kullandıkları teknolojiyi insanlığın hizmetine sunacaktır.
Sayfa 323·Kitabı okudu
Avrupa üniversitelerinde çivi yazısıyla uğraşan kürsüler kuruldu, enstitüler açıldı. Metinler taranıyor, baş döndürücü yayınlar yapılıyordu. Bu sayede Akadca’da büyük ilerlemeler kat ediliyor ve dilin grameri yazılıyordu. Böylece Akadca’nın 500’den fazla sada işareti ile Mısır dilinde olduğu gibi, ideogram ve determinatiflerden oluşan mürekkep bir yazı sistemi olduğu anlaşıldı. Akadca, Babilce ve Asurca’da devrimler yaşanıp saklı bir tarih gün yüzüne çıkarken, bağımsız bir dil olan Sümer dili ile ilgili hiçbir gelişme yoktu.
Sayfa 321·Kitabı okudu