Hepsi de değişik yerlerden gelmiş. İçlerinden ikisi aynı köyde görev yapıyormuş. Bana memleketlerini, ailelerini, çalıştıkları köyleri, okullarını, öğrencilerini, velileri anlattılar. Hayatlarının tekdüzelliğini, anlaşılamadıklarını, köylülerin bağnazlığını, artık insanların menfaatten başka birşey düşünmediğini, kendilerine kimsenin yardımcı olmadığını, "tarlada iş var" diye okul zamanı çocukların okula gönderilmediğini, kız çocuklarının okutulmadığını, şehre gelemediklerini, kitap okumaktan başka yapacak iş bulamadıklarını, can sıkıntısından patladıklarını itiraf ettiler.