Mehmet DAL

Sungurlu'da Bir Gece
Sungurlu'da gecenin geç vakitlerine kadar beraber olduğum ilkokul öğretmenlerini ülkemin diğer isimsiz kahramanları gibi çok sevdim. Bana ilkokul öğretmeni olan babamın çalıştığı köylerdeki mücadelesini, Kastamonu Göl Öğretmen Okulu'ndaki mahrumiyet günlerimi, oradaki arkadaşlık, dostluk ve sevgi bağlarını, heyecanlarımızı, ülkülerimizi hatırlattılar. Onlara ilkokul öğretmenliğinden kendisini yetiştirerek üniversiteyi bitirmiş tanıdığım mühim şahsiyetlerden söz ettim. Kendilerini yetiştirebilecekleri en müsait yerde bulunduklarını, köylere önderlik yapmanın, onları ikna etmenin kolay olmadığını, Türk Milleti'nin birkaç yüzyıldır aydınıyla barışık olmadığını, devletle milletin buluşturulamadığını dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım.
Sayfa 58 - Arslan KÜÇÜKYILDIZ·Kitabı okudu
Eğitim
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sungurlu'da Bir Gece
Hepsi de değişik yerlerden gelmiş. İçlerinden ikisi aynı köyde görev yapıyormuş. Bana memleketlerini, ailelerini, çalıştıkları köyleri, okullarını, öğrencilerini, velileri anlattılar. Hayatlarının tekdüzelliğini, anlaşılamadıklarını, köylülerin bağnazlığını, artık insanların menfaatten başka birşey düşünmediğini, kendilerine kimsenin yardımcı olmadığını, "tarlada iş var" diye okul zamanı çocukların okula gönderilmediğini, kız çocuklarının okutulmadığını, şehre gelemediklerini, kitap okumaktan başka yapacak iş bulamadıklarını, can sıkıntısından patladıklarını itiraf ettiler.
Sayfa 57 - Arslan KÜÇÜKYILDIZ·Kitabı okudu
Eğitim
Benim Gençliğim
Bir Alman devlet adamı ABD ya da İngiliz devlet adamıyla resmi görüşme yapacağı zaman İngilizce'yi çok iyi bildiği halde, kendi dili olan Almanca'yı tercih etmektedir. Böylece karşı taraf tercüman kullanmaktadır. Devlet adamlığı budur. Eline tutuşturulan İngilizce metni dahi okuyamayan, İngilizce telaffuzda zorlanan, ama yine de İngilizce konuşacağım diyen devlet adamı ise komik duruma düşmektedir. Yine devlet adamının ise kendi ünvanı ile yetinmeyip, kendine "President" ya da "Sör" denildi diye göklere çıkması, ayaklarının yere değmemesi, Selçuklu sultanlarının "Keykubat", "Şah" ünvanı almalarının günümüz versiyonu sayılamaz mı?
Sayfa 35 - Ali ÖZDAŞ·Kitabı okudu
Siyaset
Tarihsel Süreçte Türk Toplumunda Kadının Konumu
Bizdeki köle ticaretinin kaldırılmasına yönelik çalışmalar XIX. yüzyıl ortalarında başlar. Konuya ait ilk belge 27 Ocak 1874 (5 Safer 1263) tarihlidir. Bu tarihte Bağdat valisine yazılan emirde, Afria kıtasında esir ticareti yasaklanmış, fakat 28 Kasım 1849 tarihinde Trablusgarb, Libya valiliğine gönderilen yazıda bunun dikkate alınmadığı görülmüştür. Konu ile ilgili diğer bir belge de ise Sadrazam Naid Paşa, 14 Şubat 1853 tarihinde Irak, Hicaz, Ordu komutanları ile Bağdat valisine içteki esir alımlarının gizli yapılmasını ve memleketlere de zenci köle gönderilmemesini emretmektedir. Bunlar bize cariyelik konusunda bir dış baskı olabileceğini göstermektedir. Cariyeliğin kaldırılması konusunda batının etkisi olduğu düşünülmesine rağmen, bazı yazarlara göre ise Abdulhamit, esir ticaretini Avrupa'ya hoş görünmek için yasaklamıştır. Çünkü Osmanlı Devleti1856 Paris Antlaşması ile Avrupa Devletler Topluluğunun kabul ettiği esaslara uyacağını beyan etmiş, bu anlaşmaya dayanarak da zenci esir ticaretini kaldıracağını, ilgili yasalara uymayanları da cezalandıracağını belirtmiştir. Cariyeliğin kalkması ile köleliğin yasaklanması ayrı düşünülemeyeceği gibi, İslamiyet bu sistemi kaldırmaya çalışsa da uzun yıllar devam etmiş ve Tanzimatla da kalkması için uğraşılan bu sistem pratikte geçerli olmayan bütün çabalara rağmen ancak Cumhuriyet döneminde kesin olarak ortadan kalkmıştır.
Sayfa 25 - Nuray EREMREM·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma
Tarihsel Süreçte Türk Toplumunda Kadının Konumu
XVI. yüzyılda Türkiye'den geçen Alman protestan papazı Saloman Schwerper şöyle der; "Türkler ülkelere, karıları da onlara hükmeder. Türk kadını kadar gezeni, eğleneni yoktur. Çok karılık da yok. Herhalde bu işin dert ve masrafa neden olduğunu anlayıp vazgeçmişlerdir. Boşanma pek görülmüyor, çünkü boşanırken erkek para ve eşya veriyor ve kız çocuk anaya kalıyor."
Sayfa 24 - Nuray EREMREM·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan