Nurlu değil, kararmış ufuklar yıl oldu,
Umutlar yılı sandık, yokluklar yılı oldu,
Yok ağır sanayiymiş yok büyük türkiye'ymiş!
Kuyruklu yalanlarla kuyruklar yılı oldu.
Mutlu günlere dair ne belirti ne iz var,
Kapkara bir bahtımız, bir bitmez çilemiz var.
Bir yanda beş on kişi milyonlar kazanırken,
Milyonlarca aç fakir, milyonlarca işsiz var.
En iyi tütünü üretirken dünyanın
Biz hala marlboro'ya ve de kent'e muhtacız.
Ortalığı toz pembe gören beyler uyanın,
Başbakanın diliyle 70 sente muhtacız.
Gönderir süleyman bey, siz ne derseniz yoktur!
Piyasada yok olan karaborsada çoktur.
Evet ekonomimiz hasta yatıyor amma,
Başında bekleyenler daha hasta üç doktor!
Politik alanlarda koca çamlar devrildi,
Nice tabanlar çöktü, nice damlar devrildi.
Sonuçta vatandaşın kafasına küt diye,
Sonu gelmez yokluklar ağır zamlar devrildi.
Tabancalar, bombalar, kamalar belinizde,
Türlü türlü küfürler yalanlar dilinizde.
Ne kadar yıkasanız çıkmayacak bilin ki,
Öldürülen gençlerin kanı var elinizde.
Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar.
MARTHA MEDEİROS