"En başta büyük bir önyargı ve şüpheyle yaklaştığımı itiraf etmek mecburiyetindeyim ancak karşılaştıkları devasa zorlukları göz önüne alınca Bolşevikler'in şaşırtıcı ölçüde kaliteli bir eğitim vermesinden etkilendim."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bolşevikler nüfusun beşte birinden azını oluşturmalarına rağmen Rusya'da iktidara gelmeyi ve yerlerini muhafaza etmeyi başarabildiler; çünkü harabeler içindeki bu ülkede ortak bir inanç ve ruha sahip tek topluluk onlar."
"Marksistler, Marx hiç yaşamaydı bile var olurdu. Ben daha on dört yaşında bir çocukken, yani Marx'ın adını duymamdan çok önce bile tam anlamıyla bir Marksisttim."
"Biz ne yaptık? Atatürk'ün sağlığında, tek parti devrinde bile doğru dürüst bir milli eğitim politikası kurup yürütemedik. Her gelen bakan bir öncekinin yapmak istediklerine sırt çevirmekle işe başladı. Kısa zamanda cahilliği yenmek üzere bir ara bulabildiğimiz köy enstitüleri sistemini de bir kaç yıldan fazla yürütemedik. Çok partili hayata geçtikten sonra ise işleri büsbütün karıştıracağımız belli idi.
Yirmi yıldır bugüne kadar ne yaptık? "İlim yayma" cemiyetlerine üye kaydettik, "cami yaptırma" derneklerine bağışlarda bulunduk, ilk öğretimden geçmemiş cahil imamlara halkın vicdanını teslim ederek seçimlerde Allah ne verdi ise oy toplamaya baktık.
Ve şimdi Rusya en ileri Batı devleti ile uzay yarışında başabaş giderken biz avazımız çıktığı kadar "komünist" diye bağırarak davalarımıza çözüm yolu arıyan kendi yazarlarımızı susturmaya kalkıyoruz. Üstelik:
-Bizde fikir özgürlüğü var!"