Nadir Nadi

Ben Atatürkçü Değilim yazarı
Yazar
8.3/10
21 Kişi
132
Okunma
11
Beğeni
4.486
Görüntülenme

Hakkında

Muğla/Fethiye'de doğdu. Babası Cumhuriyet gazetesi yazarı Yunus Nadi Abalıoğlu'dur. 1929 yılında Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu. Abalıoğlu, Kurtuluş Savaşı’nın başlarında Ankara’ya yerleşti. Liseyi savaştan sonra tamamlayabildi. İsviçre Lozan Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu ve Türkiye'ye döndü. Çeşitli gazetede köşe yazarlığı yaptı. 1943-1948 yılları arasında Galatasaray Lisesi’nde sosyoloji öğretmenliği görevinde bulundu. 1945 yılında babasının ölümüyle birlikte Cumhuriyet gazetesini yönetti ve gazetede başyazarlık yaptı. 1962'de 12 Mart askerî düzenlemesi esnasında gazetedeki yazılarına ara verdi. Sonraki yıllarda Cumhuriyet gazetesindeki görevine devam etti. 1950-1954 yılları arasında Demokrat Parti'ye bağlı olarak Muğla bağımsız milletvekili; 1954-1957 yıllarında İstanbul bağımsız milletvekili görevlerinde bulundu. 20 Ağustos 1991'de hayatını kaybetti. Yazıları, 1936 yılında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmaya başladı. Röportaj, müzik eleştirisi ve fıkra türünde yazılar yazdı. Yazılarında cumhuriyetçilik, laiklik, sosyal eşitlik ve demokrasiden bahsetti. Eleştiri, fıkra, araştırma-inceleme, gezi yazısı, deneme türünde eserleri vardır.
Tam adı:
Nadir Nadi Abalıoğlu
Ünvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
Fethiye, 23 Haziran 1908
Ölüm:
20 Ağustos 1991

Okurlar

11 okur beğendi.
132 okur okudu.
4 okur okuyor.
81 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 43.3
Erkek% 56.7
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Yahya Kemal
Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle.
1000Kitap
Peyami Safa ve Hitler Hayranlığı
“Führer''in söyleyeceği büyük nutku bütün Alman istasyonları verecekti. Biz arkadaşlar matbaada toplanmış, Danzig''de yapılan muazzam töreni radyodan dinliyorduk. Mızıkalar, marşlar, coşkun bağırışmalar arasında Hitler söze âğaz eyledi. (…) Sıkıldığım için radyonun başından ayrıldım. Odama gitmek üzere kapıyı açarken, tek kelime Almanca bilmeyen Peyami''yi bir köşeye büzülmüş, heyecandan yüzü sapsarı, kendini kaybetmişcesine, parazitlerin daha da bozduğu o histerik sesi dinler gördüm….”
Tarih
Reklam
Reklam