Kemal Kara

Kemal Kara
@Altinci_lenin
Öğrenci
Üniversite
10 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Erişmek ve yapmak
Puan vermedi·108 syf.··
2024 4. kitabı
Ünlü bilimkurgu yazarı H.G. Wells'in 1920 yılında yaptığı Sovyet Rusya ziyaretini anlattığı bu kitap, iç savaşın ardından büyük bir yıkıma uğramış bu devasa ülkenin durumunu anlamak için mükemmel bir kaynak. Sosyalist olmasına rağmen, Wells’in bu yeni deneyime yer yer sert eleştiriler getirdiğini görüyoruz. Ancak bu eleştirilerine rağmen, Wells yıkımın sorumluluğunu Bolşeviklere yüklemiyor. Aksine, Birinci Dünya Savaşı, uzun iç savaş ve büyük emperyalist devletlerin ablukaları gibi etkenlerini açık bir şekilde ortaya koyuyor. Ayrıca, Bolşevik hükümetinin Rusya'yı ayakta tutabilecek tek güç olduğunu da teslim ediyor. Ancak Wells, bu duruma ümit dolu bir pencereden bakmaktan çok, karşısında çökmekte olan bir ülke gördüğünü dile getiriyor. Bugünden bakıldığında, Wells'in birçok eleştirisinin haksız olduğu anlaşılıyor. Örneğin, Lenin'in "elektrifikasyon" hamlesini küçümseyip ütopyacı bulan Wells, bugünkü dünyayı görse acaba ne düşünürdü? Ne yazık ki, Wells'in yaptığı eleştiriler, aslında tam da onun kendisini eleştirdiği noktalarla örtüşüyor. Marksistleri "doktriner" olmakla suçlarken, asıl doktriner olan kişi Wells’in kendisi. Marksizmin sınıf anlayışını tam olarak kavrayamıyor; temel Marksist prensipleri anladığını düşünse de, aradaki bağları kuramıyor. Wells’in Marksizm hakkındaki düşüncelerinin oldukça yüzeysel olduğunu söylemek bu yüzden bugünden çok daha kolay. Ancak, Wells'in büyük bir bilimkurgu yazarı ve keskin bir gözlemci olduğunu da unutmamak gerek. Bolşeviklerin devlet yönetiminde tecrübesiz olduklarını belirtmesi oldukça doğru bir tespit, çünkü Bolşevikler devrimin bu şekilde gerçekleşeceğini öngörmemişlerdi. Tüm dünyada yayılacak bir devrim beklerken, bir anda karşılarında yeniden inşa etmeleri gereken dev bir ülke buldular. Ellerindeki tek örnek Paris
Gölgeler İçinde RusyaH. G. Wells · İthaki Yayınları · 2019153 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sovyetlerde iki dönem
Puan vermedi·159 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Nadir Nadi'nin biri 1935'te, diğeri 1965'teki Sovyet Rusya seyahatlerine dair gözlemlerinin olduğu bu kitap, ülkenin iki farklı dönemini karşılaştırması açısından oldukça önemli bir eser. Ayrıca Nadi'nin görece bağımsız bir gözlemci olarak gördüklerini aktarması, çoğu okuyucu için daha güvenilir bir kaynak sayılabilir. Kitap boyunca Nadir Nadi'nin aktardıklarında ideolojik veya siyasi bir kaygı bulamazsınız, ancak ülkemizin yanı başında gelişen bu büyük ülkede olanlara da gözleri oldukça açıktır. O, yaratılan bu güzelliğin yaşamasını ve başarılı olmasını ister. Yaşar Kemal'in önsözüyle başlayan kitap, aslında Nadir Nadi'nin Cumhuriyet gazetesi için yazdığı yazıların derlemesidir. Nadi, bu yazılarının büyük çoğunluğunda yaşadığı anılar haricinde Sovyet Sosyalizmi üzerine önemli bilgiler veriyor. İşçi ve öğrencilerin yaşamından, Sovyet insanının gündelik hayatına kadar her türlü bilgiyi bu 160 sayfalık kitapta bulabiliyorsunuz. Ayrıca yazarın güçlü kalemi, aktarımlarının biçiminde kendini belli ediyor. Çoğunlukla gözlemlediği şeylere yüzeysel yaklaştığını göremezsiniz. Bu kısmı oldukça önemli çünkü o dönem için bir sosyalist ülkeye gidip de Batı'nın diline doladığı zırvaların dışında bir şeyler anlattığınızda, en azından ajan ilan edilirdiniz. Sonuç olarak, Nadir Nadi'nin bu gözlemleri bizim için oldukça değerli. Merakı olanların mutlaka okuması gereken bir eser. Ayrıca kitapta, Türkiye'ye Sovyet diplomatik temsilci olarak atanan Semion Aralov'la ufak bir görüşmenin de aktarımı yer alıyor.
İki Sovyet Rusya 1935 - 1965Nadir Nadi · Ararat Yayınevi · 196722 okunma
Puan vermedi·186 syf.··
2024 2. kitabı
Ünlü yazar ve şairlerimizden biri olan Melih Cevdet Anday, bu kitabında dönemin sosyalist ülkelerine yaptığı ziyaretlerdeki hatıralarını okuyucuya aktarıyor. Kendisinin de belirttiği gibi, Anday bu hatıralarını aktarırken ülkeleri tüm yönleriyle incelemek veya tanıtmak gibi bir amaç gütmüyor. Ancak yine de kitaplarında, yeni ve ileri bir düzenin nüanslarını bulabiliyorsunuz. Zaman zaman sosyalist ülke insanlarının Türk edebiyatına olan merakına şaşırıyorsunuz. Başka bir yerde kitapların ekmek ve su gibi satılmasına hayret ediyorsunuz. Ya da yazarın tüm çabalarına rağmen üstü başı yırtık, dilenen hiç kimse bulamamasına inanamayabiliyorsunuz. Bütün bunlara rağmen kitapta, sosyalist kampı çözülüşe götüren kimi eğilimleri de hissedebiliyorsunuz. Bugünden bakıldığında bütün bunlar daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. Kısaca bu kitap, sosyalizmin "yeni insanını" görmek isteyenlerin okuması gereken bir eser.
Sovyet Rusya Azerbaycan Özbekistan Bulgaristan MacaristanMelih Cevdet Anday · Gerçek Yayınevi · 196518 okunma
RÜYA GİBİ
Puan vermedi·110 syf.··
2024 1. kitabı
İbrahim Abdülkadir Meriçboyu, diğer adıyla A. Kadir, ülkemizde pek değeri bilinmeyen bir şair ve yazar olarak Sovyetler Birliği'ndeki on beş günlük ziyaretini anlatıyor. Ülkemizdeki ilerici ve yurtsever insanların beslendiği pek çok edebi eseri bizlere sunan A. Kadir, dünyanın ilk sosyalist ülkesi olan Sovyetler Birliği'nde yaşadıklarını oldukça duru bir şekilde okuyucusuna aktarıyor. Bu kısa anı kitabı, Sovyetler Birliği ve sosyalizm üzerine teknik bilgiler edinilebilecek bir inceleme kitabı değil. Ancak sosyalizmin çok daha önemli bir yönü olan insan ve toplum üzerine bize derinlikli bir perspektif sunuyor. Sovyetler Birliği'nin tarihte yer aldığı o kısacık kesitte neyi başardığını anlamak isteyenler için bu kitap mutlaka okunması gereken bir eser. Ayrıca kitabı okuyanlar, Nazım Hikmet'e neden "ulus şairi" dendiğini daha iyi kavrayacaklardır. Bu kitaptan yola çıkarak şunu diyebiliriz: "Nazım Hikmet yalnızca memleket değil, Nazım Hikmet bütün dünya demek."
Edebiyat
Sovyet Rusya'da On Beş GünA. Kadir · Hilal Matbaacılık · 19785 okunma
7/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2017 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2017 00:00
Her ne kadar yarım kalmış bir inceleme olsa bile araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu ülkemizdeki Kürt sorununu cumhuriyetin kuruluşundan bugüne ayrıntılı bir şekilde anlatmış ve olayları kaynaklarıyla bir şekilde vermiştir. Keşke kitabını tamamlaya bilseydi. Uğur Mumcu ve onun gibi Cumhuriyetçi aydınlara saygıyla...
Kürt DosyasıUğur Mumcu · UM:AG Yayınları · 20151,286 okunma