Oluyor bazen böyle insana... Tanıdık bir koku geliyor burnuna eskilerden yada beklenmedik ufacık bir ses geçmişi hatırlatan yuregini sızlatan derinden...Özlüyor insan hiç yaşamamış olsa da çocukluğunu...Yanan sobayı üzerinde ısıttıgı hatta bilerek yaktığı çubuk krakerin tadını...Elindeki kare bulmacayla yanına kıvrıĺısını sobanın yanağında bıraktığı sıcağın kırmızılığını...Zor gelen cuma akşamını hiç gelmesin istediği pazartesi sabahını...Arada geçen 2 günün bir ömür kadar uzun olmasını istediğini...Lise yıllarını...Mahalle köşesinde onu bekleyen birini.. Kapıya bırakılan alelacele gazete parçasına yazılan seni seviyorum yazısını...Beklenmedik sabahlarda camına konulan bahçe gülünü...Sevilmenin ona verdiği güveni iç kıpırtısını mide ağrısını Özlüyor insan....Ve aklına tek bir ezgi düşüyor...Geriye dönün seneler ile başlayan...(A.G)