Gillian Flynn

Gillian Flynn

Yazar
7.6/10
62 Kişi
·
136
Okunma
·
13
Beğeni
·
1.928
Gösterim
Adı:
Gillian Flynn
Unvan:
Amerikalı Yazar ve Eski Televizyon Eleştirmeni
Doğum:
Kansas, M O, Amerika Birleşik Devletleri, 1971
Flynn Kansas City, Missouri'de doğdu ve Midtown Kansas City'deki Coleman Highlands semtinde büyüdü.Flynn, Bishop Miege Lisesine girdi ve 1989'da mezun oldu.University of Kansas'ta İngilizce ve gazetecilik lisans derecelerini aldı.1997 yılında Medill Gazetecilik Yüksek Okulu'nda master derecesi almak için California'da iki yıl geçirdikten sonra insan kaynakları uzmanları için bir ticaret dergisi yazdı.1998'de bir özellik yazarı olarak çalışmaya başlamadan önce US News & World Report'da kısaca serbest çalışmıştır sonra televizyon eleştirmeni olarak terfi etti ve filmler hakkında yazılar yazdı.
" ...dünyaya sunduğun yüzün, insanların sana nasıl davranması gerektiğini söyler."
Eskiden bir yazardım. Televizyon, sinema filmleri ve kitaplar hakkında yazıyordum.
O zamanlar insanlar kağıt üzerinde yazanları okuyordu, o zamanlar insanlar düşüncelerime değer veriyordu
Karım artık eski karım değildi, dikenli tellerden bir düğüm olmuştu ve çözmem için bana meydan okuyordu
Gerçekten de gerçek bir insan olmanın çok zor olduğu bir cağdayız.Sonsuz sayıdaki otomat karakterlerin arasından seçilmiş kişilik özelliklerinin toplamından ibaretiz.Ve hepimiz kendimizi rollerimize kaptırmışken ruh eşi gibi bir şeyin olması mümkün değildir çünkü ruhlarımız bile sahte.
Midemde ka­yış gibi yılanbalıkları kaynasa bile yüzümden ya da sözlerim­den ne düşündüğümü asla anlayamazdınız.
Asıl kalıcı sorun buydu
Ya fazla kontrollüydüm ya da mutlak kontrolsüzlük ortaya çıkıyordu.
O günlerde yayıncılık dünyası için internet, bir köşede tutulan egzotik bir evcil hayvandan ibaretti.
1-- ZIT KUTUPLAR BİRBİRİNİ NASIL ÇEKİYOR?

Burada, dünyada, evrende ne derseniz deyin artık, kısaca var olduğumuz bu kocaman düzende zıtlıklar kaçınılmaz olup hayatımızın önemli birer parçasını oluşturur. Burada bir çok örnek verebilirdim fakat konunun dağılmaması açısından ben konuyu direkt kadın-erkek ilişkisine getirmek istiyorum.

Evet, KADIN VE ERKEK...
Zıt kutuplar olarak tanımlamam, bana her ne kadar yanlış gelse de kitaptan anladığım ve birazda kendi düşüncelerimi kattığım için bu şekilde konuya girmeyi uygun gördüm. Her neyse, evet ne diyorduk. Zıt Kutuplar! Birbirinin tersi olan bu iki varlık aslında bilime tamamen ters.
Gerçek ortada, Zıt Kutuplar birbirini çeker!
Kadın ve erkek birbirini tamamlar. Birinde olmayan özellik diğerine bahşedilmiştir ve böylece düzen mükemmel bir şekilde işler. Bu kadar basit bir olayı anlamayan, uygulayamayan biz aciz insanları gördükçe çıldırmamak elde değil.

Özellikle türü kadın-erkek ilişkisi olan bir kitabı okusaydım bu konuda bu kadar düşünürmüydüm emin değilim. Kitaptaki hikaye beni çok etkiledi. Gerçekçiliği ve akıcılığı o kadar ustaydı ki acaba ana karakterler şu anda ne yapıyor, kitap bitti ama onlar kendi dünyalarına nasıl devam ediyor diye düşünmeden edemiyorum.

2-- AŞIK OLDUĞUN İNSANI TANIMAK?

Çok derin bir konu daha. Görücü usulü evlilikler ile daha sağlam temeller atılıyor deniliyor. Nedeni ne olabilir sizce? Birbirini tanımayan iki insanın o noktadan sonra artık aşktan çok, karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı olan ilişkisi gibi görünüyor. Bu noktadan sonra birbirini yavaş yavaş tanıyan çiftler eksik oldukları konularda birbirini tamamlıyor ve bu şekilde beraberliklerini devam ettiriyorlar.

Şimdi başa dönelim. Aşık oluruz değil mi? Hemde deli divane. Soruyorum o zaman neye aşık oluyoruz biz? Belki bir bakışa, gülümseyişe. Başka insanlar için çok normal gelen, ama sizin içinizde fırtınalar koparan küçük bir harekete.
Aşk anlıktır. Ya daha tam tanımadan direkt bir kıvılcımla olur ya da iyice tanıdıktan sonra beslediğin aşırı sevginin yerinin artık başka bir duygu ile doldurulması duygusunun bastırılmasıdır.

'Sende ta nerelere geldin' dediğinizi duyar gibiyim. Evet bir aşk kitabı okumadım aksine gerilim kitabıydı okuduğum. Ama bana bu düşünceleri hatırlatan kötü bir ilişkinin manzarasını okuduktan sonra bende düşüncelerimi aktarmak istedim sadece.

Yıllarca beraber olduğun bir kişiye 'Sen Kimsin? diye sorma raddesine gelmek belki de en büyük gerilimdir.

5 yıl süren evliliklerinin ardından Amy bir sabah ortadan kaybolur. Geriye baş şüpheli olarak kocası Nick kalır. Polisinde ilk sıradan şüphelisidir tabiki de.

Konunun buraya kadar olan kısmı klasik. Asıl iş bundan sonra başlıyor. Birbirlerinden saklanan sırlar. Nick'in garip davranışları ve ...... (dahası spoiler olacağı için yeter bu kadar :)

Son olarak kitap 3 bölüme ayrılmış durumda. Olay iki tarafın ağzından anlatıldığı için daha bir gerçekçi oluyor. İlk bölümde durağan bir dil olmasına karşın ikinci bölümde karakter analizlerine oldukça yer verilmiş durumda. Gerilim öğelerinin tavan yaptığı bu bölümlerde hayretler içerisinde kalacaksınız.

Uzun bir süre sonra beni bu kadar düşünmeye sevk eden bir kitabı okumak güzeldi. Sadece 'gerileyim de zevk alayım sonrası önemli değil' şeklinde okunmaması gereken bir kitap olduğunu belirtmek isterim. Keyifli okumalar.

Son Söz:

TANIDIĞINI SANDIĞIN KİŞİYE DİKKAT ET!
Kitabın orjinal baskısı ile türkçe baskısı kapakları arasında fark var. Orjinal basımı okumuş biri olarak onun tasarımını daha çok beğendim. Çeviri azizliğine uğramadan okumak da en iyisi oldu. Bu kitap filme de uyarlandı ve kitapta ki karmaşıklığı biraz daha oturtmuş oldu. Kitap anlatımı 3 bölümden oluşmaktadır. #spoiler içerir. nick ve amy karakterler. Evliliklerinin 5. yıldönümünde Amy kayboluyor. Hikaye orada başlıyor. Her bölümde birine kızıyor birine acıyorsunuz. Ancak şu bir gerçek ki ben başında anlamıştım olacakları :)

Bir kadının isteyip yapamayacağı şey yoktur. diye özetlenecek bir kitaptır. Amy bir karakter olarak ödüle layık bence. :D
Kitap kelimenin tam anlamıyla "ezberbozan" :)
Beklenmedik olaylarıyla ve 2 farklı açıdan anlatımıyla gerilim - polisiye romanlara yeni bir soluk...
Begendim!
Herkes yalan söylüyor, herkes suçlu ve hiçbir karakter sevilesi değil ama eline alınca da bırakamıyorsun. İlginç bir durum. Sonuca adım adım ulaşılıyor ve kitap sizi yeterince tatmin ediyor.
Aksiyon, gerilim dolu bir kitap. Şeytanî düşüncenin doruklarında bir olay örgüsü. Okuduktan sonra eminim ki kimse bir kadını kızdırmak istemeyecektir. Okurken keyif alabileceğiniz akıcı bir dili var yazarın. Kısacası beğendim.
Kısa hikayeleri seviyorum. "Ayıraç gerektirmeyen" kitaplardır onlar, bir çırpıda tüketilmek ve üzerine düşünmek için oluşturulmüşlardır. Gillian Flynn ile ilk olarak "Kayıp Kız" romanıyla tanıştım. Yanlış hatırlamıyorsam iki gün civarında okuyup bitirmiştim ve üzerine uzun zaman düşünmüştüm. Karakter yaratmak bir kurguyu güçlendiren önemli unsurların başında gelir. Flynn karakterleri yaratma ve kontrol etme üzerinde fazlasıyla ustalaşmış bir kalem. Karakter üzerindeki korkuyu ve rahatsız ediciliği son damlasına kadar hissedebiliyorsunuz. Tabi ki 55 sayfalık bir kısa hikayeyi bu kadar akıcı ve güzel yapan sadece karakterler değil. Flynn, elindeki hikayenin kısa olmasına rağmen içine yüksek doz sürprizler yerleştiriyor. Tam bitti, sonuçlandı her şey derken bir daha vuruyor ve bu sefer ucundan gösterdiği sonucu da alıyor elinizden, yeterli dozda bir merak ve farklı bir sonla sizi baş başa bırakıyor.
Kitapta bir ilerleme göremedim. Giremedim kurgunun içine. Bu yüzden devam edemedim. Olayları tam anlayamadigim için okuma hevesim kacti sanirim. Öneriydi bu kitap ama ne yazik ki öneren kisinin bahsettiği kadar iyi olduğunu düşünmüyorum.
hiç kimse mükemmel,masum ve yüzde yüz suçlu değildir diyecektim ta ki amy i tanıyana dek. şeytan kelimesinin vücut bulmuş hali. yine kötülerin kazandığı bir son oldu
Alışageldiğimiz gerilim romanlarından uzak, sıkıla sıkıla okuduğum fakat aynı zamanda bir türlü bırakamadığım bir kitaptı. Bir kaç yıl önce tesadüfen elime geçen bu kitap gerçekten bana ilginç bir deneyim yaşattı. İlk defa bir kitabı hem sıkılarak okuyup bırakmak istedim hemde bir an önce sonunun gelmesini merak içinde bekleyip 1 günde bitirdim. Konusu daima bir sonra ki sayfayı merak ettiren bir cazibeye sahip. Bazen fazla betimlemeler can sıkıcı olsada gerilim sevenler için okunması gereken bir kitap.
Kurgusal anlamda gerçekten baya iyi. Hatta bana uzun zamandır bu kadar iyi bir kurguyla karşılaşmamıştım dedirtecek kadar iddialı. Maalesef kitabı okumadan önce filmi izlemiş olmam tek pişmanlığım. Heyecan içinde sonunu bilmeden bütün ayrıntıları okumak isterdim. Sonunu bilince insan birazcık sıkılabiliyor. Kesinlikle ufuk açan bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gillian Flynn
Unvan:
Amerikalı Yazar ve Eski Televizyon Eleştirmeni
Doğum:
Kansas, M O, Amerika Birleşik Devletleri, 1971
Flynn Kansas City, Missouri'de doğdu ve Midtown Kansas City'deki Coleman Highlands semtinde büyüdü.Flynn, Bishop Miege Lisesine girdi ve 1989'da mezun oldu.University of Kansas'ta İngilizce ve gazetecilik lisans derecelerini aldı.1997 yılında Medill Gazetecilik Yüksek Okulu'nda master derecesi almak için California'da iki yıl geçirdikten sonra insan kaynakları uzmanları için bir ticaret dergisi yazdı.1998'de bir özellik yazarı olarak çalışmaya başlamadan önce US News & World Report'da kısaca serbest çalışmıştır sonra televizyon eleştirmeni olarak terfi etti ve filmler hakkında yazılar yazdı.

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 136 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 123 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.