Gillian Flynn

Gillian Flynn

Yazar
7.7/10
112 Kişi
·
266
Okunma
·
20
Beğeni
·
2322
Gösterim
Adı:
Gillian Flynn
Unvan:
Amerikalı Yazar ve Eski Televizyon Eleştirmeni
Doğum:
Kansas, M O, Amerika Birleşik Devletleri, 1971
Flynn Kansas City, Missouri'de doğdu ve Midtown Kansas City'deki Coleman Highlands semtinde büyüdü.Flynn, Bishop Miege Lisesine girdi ve 1989'da mezun oldu.University of Kansas'ta İngilizce ve gazetecilik lisans derecelerini aldı.1997 yılında Medill Gazetecilik Yüksek Okulu'nda master derecesi almak için California'da iki yıl geçirdikten sonra insan kaynakları uzmanları için bir ticaret dergisi yazdı.1998'de bir özellik yazarı olarak çalışmaya başlamadan önce US News & World Report'da kısaca serbest çalışmıştır sonra televizyon eleştirmeni olarak terfi etti ve filmler hakkında yazılar yazdı.
"Sevgili olduğumuz dönemde yapılan şakalar bizi güldürür idi. Evlendikten sonra yapılan sakalların arkasında bir şeyler aramaya başladık..."
Kiloyla kitap alıp onları birer mobilyaya dönüştürüyorlar. İnsanlar ne kadar da aptal. İnsanların ahmaklıklarıyla asla baş edemedim.
Gillian Flynn
Sayfa 28 - Artemis Yayınları
598 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Evli ve kocasıyla sorunları olan Amy bir sabah evinden gizemli bir şekilde kaybolur. İşaretler kocasını gösterse de kanıtlamak için polisin elindenkiler, Nick’i suçlamak için yeterli gelmemektedir. Medyanın da işin içine girmesiyle herkes Amy'yi bulmak için harekete geçer.
Tam anlamıyla polisiye diye adlandıramasam da, kitabın güzel bir gizem ve entrika kurgusu var. Haklıyı haksızı ayırt etmeye çalışırken sık sık taraf değiştirdim. Hoş Amy’nin akibetini tahmin etmem uzun sürmedi ve sürpriz olmadı. Yine de kitaba beğenim azalmadı.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı ve tarzını beğeniyorum. Yazar diğerinde de olduğu gibi, bu kitabın da sonunu açık bırakmış. Her ne kadar kesin sonları sevsem de,kitap kurgusunun beni sarması bu olumsuzluğu yok saymamı sağladı.
352 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Gillian Flynn'in "Kayıp Kız" adlı romanı David Fincher'ın en iyi filmlerinden birisi kesinlikle: ahlâksız, ilkesiz, egosu ve arzuları için en uçlara gidebilen normal ve ahlâklı görünümlü insanlar anlaşılan yazarın kalemini oynattığı alanlardan biri. Zira "Keskin Şeyler"de de yazar bir aileye, aynen Kayıp Kız'da olduğu gibi normal görünümlü bir aileye bakıyor ve görünen ve gördüklerimiz gerçeğin kendisi olabilir mi diye soruyor; çünkü dişleri sökülerek öldürülmüş iki çocuğun cesedinin ardında olayı araştırmak için yaşadığı kasabaya geri dönen gazeteci Camille, hem kendi geçmişi ve çocukken kaybettiği kız kardeşinin ölümüyle hem de kendisini hiç bir zaman sevmemiş olan annesi ve yeni evliliğinden olan anormal davranışlı ergen üvey kızkardeşiyle yüzleşmek zorunda kalıyor: bir de kesici aletlerle kendi vücüduna kazıdığı sayısız adet sözcük var vücudunda, ve bu sözcüklerin vücudunda bıraktığı kabuklu, büyük, ürkütücü yaralar.

Bu kitabı Big Little Lies dizisini izledikten sonra okumaya başladım. Diziyle kitap arasında paralellikler var: çocuklarının vücutları ve varlıklarını kendi varoluş meseleleri için kullanan güçlü, hükmedici ve zorluklarla dolu geçmişlerinin rövanşı olarak gören anneler hem dizide hem kitapta ön plânda. Kitapta diziye kıyasla çok daha olumsuz, ve kitap ilerledikçe ürkütücü, hatta korkutucu bir atmosfer var ama; dizi nihayetinde bir kadın dayanışmasına sebep olan bir cinayet etrafında dönerken kitap aile, anne, kardeş olmak ve kadın olmak meseleleri üzerinden bir girdaba sokuyor bizi ve klişe havası veren bir finale doğru gittiğimizi gözümüze soka soka ilerlerken çok güzel hamlelerle son derece güzel, yumuşak, başarılı bir inişle bizi yere indiriyor. Big Little Lies aileye bir övgü bir yandan; Keskin Şeyler'se sivri ve kanlı dişleri evladını öğütmeye hazır anneler ve annesini kız kardeşini yok etmeye iştahla midesi kabaran kardeşlerle dolu. Burada aile bir liman değil, burada aile kapkara bir girdap gibi giderek dibe çöktüğün bir kuyu, bir nefret ve yalan gayyası. Her yer yara dolu, kabuk kabuk.

"Keskin Şeyler", benzeri gerilim kitaplarından karakterlerinin sıradışılığı ve onların rahatsız edici psikolojilerine yazarın yaklaşımıyla ayrılıyor. Çok çok iyi bir kitap denemez belki, ama kesinlikle ilgi çekici ve denemeye değer.
432 syf.
·11 günde·7/10
Çok güzel ve zengin bir kız olan Amy, yakışıklı/işsiz Nick ile tanışır ve ikisi evlenirler. Kötü giden evlilikleri şöyle böyle devam etmekte. Ve 5. Evlilik yıldönümleri ile kabus başlar...

İnişli çıkışlı bir gerilim. Olaylar durmadan farklı boyut kazanıyor.
352 syf.
·Beğendi·8/10
Polisiye ve gerilim sevenlere tavsiye edebileceğim farklı bir kitap. Hasta ruhlu bir annenin yetiştirdiği korkunç bir çocukluk geçiren bir gazetecinin, cinayet araştırması için büyüdüğü kasabaya dönmesi ile başlayan ve sarsıcı sonla biten bir hikaye. Yazarı tanımadan kapak yorumlarını okuyarak almıştım fakat bütün övgüleri hak ediyor.
536 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Gillian Flynn'in bu kitabı çok kötü ve baştan savma finaline dek çok etkileyici bir kıvamda akıp gidiyor: Yazarın ürpertici "Keskin Şeyler" adlı eserinden daha katı, daha irkiltici bir atmosferde, oldukça ilgi çekici bir tarzda ele aldığı ana temaları ve konuları ne yazık ki finalde heba ediliyor, bu yüzden "Karanlık Yerler", "Keskin Şeyler"e kıyasla daha etkileyici bir anlatım tarzı ve üslûpla yazılmış olmasına rağmen finalde büyük bir enerji kaybına uğruyor; çünkü bütün kitap boyunca zehirin akıtılması olarak gördüğümüz her şeyin aslında bir arınma süreci olduğunun bize yutturulması neredeyse 600 sayfalık bir romanın son beş on sayfasına sıkıştırılırsa karakterimizin ya da karakterlerimizin geçirdiği bu değişimin ikna edici olmaması anlaşılır bir şey.Yazar bence finali nasıl bağlayacağına karar verememiş ve kitabın psikolojik anlamda dengeli bir şekilde oluşturulmuş atmosferi de bu sebeple zarar görmüş. Sonuç? Elbette okunabilir. Okumazsanız da bir şey kaybetmezsiniz. Ancak yine de yazarın atmosfer kurabildiğini, karakterlerinin yaralarını, psikolojik yapılarını dikkat değer bir şekilde yazabildiğini, kurgulayabildiğini söylemek gerek. Muhakkak bir kitabını okuyayım diyorsanız o kitap bence "Keskin Şeyler" olmalı.
598 syf.
1-- ZIT KUTUPLAR BİRBİRİNİ NASIL ÇEKİYOR?

Burada, dünyada, evrende ne derseniz deyin artık, kısaca var olduğumuz bu kocaman düzende zıtlıklar kaçınılmaz olup hayatımızın önemli birer parçasını oluşturur. Burada bir çok örnek verebilirdim fakat konunun dağılmaması açısından ben konuyu direkt kadın-erkek ilişkisine getirmek istiyorum.

Evet, KADIN VE ERKEK...
Zıt kutuplar olarak tanımlamam, bana her ne kadar yanlış gelse de kitaptan anladığım ve birazda kendi düşüncelerimi kattığım için bu şekilde konuya girmeyi uygun gördüm. Her neyse, evet ne diyorduk. Zıt Kutuplar! Birbirinin tersi olan bu iki varlık aslında bilime tamamen ters.
Gerçek ortada, Zıt Kutuplar birbirini çeker!
Kadın ve erkek birbirini tamamlar. Birinde olmayan özellik diğerine bahşedilmiştir ve böylece düzen mükemmel bir şekilde işler. Bu kadar basit bir olayı anlamayan, uygulayamayan biz aciz insanları gördükçe çıldırmamak elde değil.

Özellikle türü kadın-erkek ilişkisi olan bir kitabı okusaydım bu konuda bu kadar düşünürmüydüm emin değilim. Kitaptaki hikaye beni çok etkiledi. Gerçekçiliği ve akıcılığı o kadar ustaydı ki acaba ana karakterler şu anda ne yapıyor, kitap bitti ama onlar kendi dünyalarına nasıl devam ediyor diye düşünmeden edemiyorum.

2-- AŞIK OLDUĞUN İNSANI TANIMAK?

Çok derin bir konu daha. Görücü usulü evlilikler ile daha sağlam temeller atılıyor deniliyor. Nedeni ne olabilir sizce? Birbirini tanımayan iki insanın o noktadan sonra artık aşktan çok, karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı olan ilişkisi gibi görünüyor. Bu noktadan sonra birbirini yavaş yavaş tanıyan çiftler eksik oldukları konularda birbirini tamamlıyor ve bu şekilde beraberliklerini devam ettiriyorlar.

Şimdi başa dönelim. Aşık oluruz değil mi? Hemde deli divane. Soruyorum o zaman neye aşık oluyoruz biz? Belki bir bakışa, gülümseyişe. Başka insanlar için çok normal gelen, ama sizin içinizde fırtınalar koparan küçük bir harekete.
Aşk anlıktır. Ya daha tam tanımadan direkt bir kıvılcımla olur ya da iyice tanıdıktan sonra beslediğin aşırı sevginin yerinin artık başka bir duygu ile doldurulması duygusunun bastırılmasıdır.

'Sende ta nerelere geldin' dediğinizi duyar gibiyim. Evet bir aşk kitabı okumadım aksine gerilim kitabıydı okuduğum. Ama bana bu düşünceleri hatırlatan kötü bir ilişkinin manzarasını okuduktan sonra bende düşüncelerimi aktarmak istedim sadece.

Yıllarca beraber olduğun bir kişiye 'Sen Kimsin? diye sorma raddesine gelmek belki de en büyük gerilimdir.

5 yıl süren evliliklerinin ardından Amy bir sabah ortadan kaybolur. Geriye baş şüpheli olarak kocası Nick kalır. Polisinde ilk sıradan şüphelisidir tabiki de.

Konunun buraya kadar olan kısmı klasik. Asıl iş bundan sonra başlıyor. Birbirlerinden saklanan sırlar. Nick'in garip davranışları ve ...... (dahası spoiler olacağı için yeter bu kadar :)

Son olarak kitap 3 bölüme ayrılmış durumda. Olay iki tarafın ağzından anlatıldığı için daha bir gerçekçi oluyor. İlk bölümde durağan bir dil olmasına karşın ikinci bölümde karakter analizlerine oldukça yer verilmiş durumda. Gerilim öğelerinin tavan yaptığı bu bölümlerde hayretler içerisinde kalacaksınız.

Uzun bir süre sonra beni bu kadar düşünmeye sevk eden bir kitabı okumak güzeldi. Sadece 'gerileyim de zevk alayım sonrası önemli değil' şeklinde okunmaması gereken bir kitap olduğunu belirtmek isterim. Keyifli okumalar.

Son Söz:

TANIDIĞINI SANDIĞIN KİŞİYE DİKKAT ET!
598 syf.
·8/10
#karıkoca ilişkilerine dahil olmayı hiç sevmem, özellikle de son zamanlarda bu ilişkilerin arasında kalmamdan ötürü nefret ettim bile diyebilirim. Sırf bu durumdan #gillianflynn 'ın #kayıpkız ( #gonegirl )'ı epey beklettim. Hikayemizin baş kahramanı Amy yada Amy ve eşi Nick diyebiliriz. Birbirlerine zıt bir çiftler. Amy evlilik yıl dönümlerinin sabahında gizemli bir şekilde ortadan kaybolur ve hikayemiz başlar. #kitap birinci ağızdan hem Amy'nin hem de Nick'in başından geçenleri; bir Amy'nin bir Nick'in ağzından anlatıyor. Üç bölümden oluşan eser her bölümde #tersköşe yaptırıyor. Önceki bölümde kafanızda oluşan karakterler, sonraki bölümde yıkılıyor. Adeta "SENİ HİÇ TANIYAMAMIŞIM" diyorsunuz karakterlere. Kitabın en güzel kısmı; bu hikayede masum kimsenin olmaması. Yani çiftimizin ikiside yanlışlarla dolu, birbirinden aşagılık (karaktersi) karakterler. #ilahiadalet 'e inanıyorsanız; sizde benim gibi okurken "SİZ BİRBİRİNİZİ HAKEDİYORSUNUZ, YİYİN LAN BİRBİRİNİZİ" diyeceksiniz. Ben dedim ve çok yakından tanıdığım bir çift geldi aklıma :D.... Kitap boyunca ikisinde de nefret ettim. Ama bu kitabı sevmedim diyemem, hatta dürüst olmak gerekirse bayıldım. İlk 100 sayfası neredeyse gitmiyor diyebileceğim ama sonraki sayfaları elimden bırakamadığım bir eser. Muhteşem bir hikaye ve kurgusuna bayıldım. #gizem , #gerilim , #polisiye tarzı sevenler bu hikayeye bayılacak....

Yazarın biyografisi

Adı:
Gillian Flynn
Unvan:
Amerikalı Yazar ve Eski Televizyon Eleştirmeni
Doğum:
Kansas, M O, Amerika Birleşik Devletleri, 1971
Flynn Kansas City, Missouri'de doğdu ve Midtown Kansas City'deki Coleman Highlands semtinde büyüdü.Flynn, Bishop Miege Lisesine girdi ve 1989'da mezun oldu.University of Kansas'ta İngilizce ve gazetecilik lisans derecelerini aldı.1997 yılında Medill Gazetecilik Yüksek Okulu'nda master derecesi almak için California'da iki yıl geçirdikten sonra insan kaynakları uzmanları için bir ticaret dergisi yazdı.1998'de bir özellik yazarı olarak çalışmaya başlamadan önce US News & World Report'da kısaca serbest çalışmıştır sonra televizyon eleştirmeni olarak terfi etti ve filmler hakkında yazılar yazdı.

Yazar istatistikleri

  • 20 okur beğendi.
  • 266 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 218 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.