Şehrini diz kapaklarına kurmuşsun sen. Her düştüğünde yeniden inşa edecek kadar umut dolu, bir o kadar da çocuksusun. Sana beni ne kadar sevdiğini sorsam hâlâ kollarını açıp dünyalar kadar diyebilecek kadar çocuksun sen küçüğüm. Hâlâ bütün dünyayı küçücük kollarının arasına sığdırabileceğini sanacak kadar da safsın.’