“Okurken bazen gülümsedim, bazen içim burkuldu. Satırlarda sadece bir yazarı değil; özleyen, seven, mücadele eden ve yorulan bir insanı gördüm. Mektupların içtenliği, samimiyeti ve duygusu insana gerçekten dokunuyor. Canım Aliye, Ruhum Filiz benim için yalnızca bir kitap değil, Sabahattin Ali’nin en gerçek ve en insani hâline yakından bakabilmekti.”
Gregor’un bir sabah böceğe dönüşmesi aslında sadece fiziksel değil, insanın toplumda nasıl değersizleşebildiğini çok çarpıcı anlatıyor. Okurken yer yer bunaldım ama bu bile kitabın etkisini gösteriyor. Aile ilişkileri, yalnızlık ve anlaşılmama hissi çok gerçek geldi. Kısa ama insanın içinde uzun süre kalan bir hikâye.
Algernon’a Çiçekler – Daniel Keyes
Bu kitap, insanın zeka, duygu ve yalnızlık arasındaki ince çizgiyi çok etkileyici bir şekilde anlatan bir roman. Hikâye, zihinsel engelli bir adam olan Charlie’nin deneysel bir ameliyatla zekâsının hızla artmasını konu alıyor. Okur, Charlie’nin dünyayı önce saf ve basit bir şekilde algılayışını, sonra da zekâsı arttıkça hayatı ve insanları daha karmaşık bir şekilde görmeye başlamasını onun günlüklerinden takip ediyor.
Roman aslında şu soruyu düşündürüyor: Mutluluk mu daha önemli, yoksa zeka mı? Charlie’nin değişimi ilerledikçe yalnızlık, insan ilişkileri ve toplumun farklı olana bakışı çok çarpıcı şekilde ortaya çıkıyor.