Ali Sami Doğru

Ali Sami Doğru
Elçilik heyetinde Bigila suikastı yapmakla görevlendirilmişti; ancak Maksimos ile Priskos'un düzenlenecek suikasttan haberi yoktu. En sonun­da heyet, Macaristan'daki başkente vardığı zaman suikast teşebbüsünü casusları sayesinde önceden öğrenen Attila elçileri sorguya çektirip kendi ağızlarından itiraf ettirdi. Buna rağmen Bizanslıların hiçbirine dokunmadı. Karşılığında Teodosius'a çok ağır bir mesaj yazarak kendi özel elçisi ile Bizans'a yolladı. Mektubunda İmparatora hakaret ederek: "Teodosius Attila gibi asil bir babanın oğludur. Attila, Muncuk'tan aldığı asaleti muhafaza etmiş, fakat Teodosius Attila'ya haraç vermekle köle durumuna düşmüştür. Teodosius köle durumuna düşmekle dahi kölelik haysiyetini koruyamamıştır. Çünkü efendisi olan Attila'nın canına kıymak istemiştir.” demiştir.
Tarih
Reklam
445'te Bleda ölünce yerine Attila tek başına Hun İmparatorluğu'nun hakimi oldu. Artık iktidarının zirvesine ulaşarak, o devir Asya ile Orta Avrupa'nın tek hakimi durumuna yükselmişti. Ona karşı koyacak hiçbir kuvvet kalmamıştı. Bunun psikolojik belirtisi olarak savaş tanrısı Ares'in uzun zamandan beri kayıp olduğu düşünülen kutlu kılıcını bir Hun çobanı bularak Attila'ya getirdiği söylentisi yerli Avrupa toplumları arasında yay­gınlaşmıştı. O devir inanışına göre Ares'in kutlu kılıcının Attila'nın eline geçmesi artık yeryüzüne hükmetme yetkisinin Tanrı tarafından ona veril­diğinin işareti sayılıyordu. Sadece psikolojik açıdan değerli olan bu söylenti Avrupa'da 20. yüzyıla kadar Attila'nın ününün ulaşmasını sağlamıştır.
Tarih
Uldız daha sonra Tuna Nehri'ni geçerek Bizans'a karşı sürdürülen Hun baskı siyasetinin azalmadığını gösterdi. Balkan siyasetini değiştiren Bizans karşı koymak yerine anlaşmak isteğiyle Uldız'a elçi yolladı. Trakya valisi olan bu elçiyi Uldız "güneşin battığı yere kadar her tarafı zapt ederim," sözleriyle tehdit ederek üstünlüğünü kabul ettirmeye çalışıyordu.
Tarih
Roma imparatoru Teodosius'un ölüm yılı olan 395'te Hunlar yeniden harekete geçtiler. Akın iki yönde gelişti: Hunlardan bir kısmı Balkanlardan Trakya'ya giderken başka bir koluda Kafkaslar üzerinden Anadolu'ya indiler. Hun Devleti'nin doğu kanadı tarafından düzenlenen bu Anadolu akını Basık ve Kursık adlı iki başbuğ tarafından idare ediliyordu. Bu sefer esnasında Ro­malılar kadar Sasaniler de telaşlanmışlardı. Hun süvarileri Erzurum, Kara­su, Fırat vadileri boyunca ilerleyerek Çukurova'ya ulaştılar. Edessa (Urfa) ile Antiocheia (Antakya)'yı kuşatıp Suriye'ye giderek Kudüs'e kadar uzanmayı başardılar. Sonra aniden kuzeye dönen Hun ordusu Kayseri-Ankara istika­metiyle Bakü'ye ulaşıp geldikleri yere geri döndü. 395-396 da meydana gelen bu akınların tarihte Türklerin bilinen ilk Anadolu seferi olarak kabul edilmesi de söz konusudur. Üç yıl sonra tekrarlanan bahsettiğimiz akınlar karşısında Bizans Imparatoru Arkadius'un hiçbir şey yapamadığı bilinmektedir.
Tarih
T'ang hanedanını temelinden sarsan An Lu-shan İsyanı bertaraf edilince bazı Uygurlar Çin'de kalmışlardı. Onlar orada zenginleştiler ve ban­kerlik yapmaya başladılar. Zamanla bu durum öylesine gelişti ki, 9. yüzyı­lın sonlarına doğru Çin'in hemen bütün maliyesini bunlar kontrol edecek hale gelmişlerdi.
Tarih
Reklam