Ali Sami Doğru

Ali Sami Doğru
71 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
''New York, ABD'nin büyük bir kentidir." ''Ay, Dünya'nın çevresinde döner." "Bir tavuğun dört bacağı vardır." Bu cümlelerin tümünde, hemen hepsi şu ya da bu yönü işaret eden, konuyla ilgili bir dolu enformasyonu belleğinizden hızla bulup çıkardınız. Okuduktan hemen sonra ilk iki cümlenin doğru, üçüncünün yanlış olduğunu bildiniz. Ancak, "bir tavuğun üç bacağı vardır" cümlesi, "bir tavuğun dört bacağı vardır" cümlesine kıyasla daha bariz biçimde yanlıştır. Çağrışımsal mekanizmanız, birçok hayvanın dört bacağı olduğunu, hatta süpermarketlerin çoğunlukla tavuk bacaklarını dörtlük paketlerde sattığını size hatırlatarak, son cümleyi değerlendirmenizi yavaşlatır.
1000Kitap
New York Üniversitesi öğrencilerinden -çoğu 18-20 yaş arasındaydı- beş sözcüklü bir kümeden dört sözcüklü cümleler kurmalarını istediler (örneğin: "bulur adam onu sarı anında"). Bir grup öğrenciye verilen karıştırılmış cümleler, yaşlı insanlarla ilintili sözcükler içeriyordu (Florida, unutkan, kel, gri, kırışık gibi). Genç denekler bu görevi tamamladıklarında, başka bir deney için koridorun ucundaki bir ofise gönderildiler. Deney o kısa yürüyüşten ibaretti. Araştırmacılar fark ettirmeden, deneklerin koridorun bir ucundan diğerine ne kadar zamanda ulaştıklarını ölçtüler. Bargh'ın öngördüğü gibi, yaşlılık temasıyla ilgili sözcüklerle cümle kuran gençler, koridorun öbür ucuna ötekilerden çok daha yavaş yürümüşlerdi. "Florida etkisi" iki tetikleme evresi içerir. Önce yaşlı sözcüğü hiç zikredilmediği halde, sözcükler kümesi yaşlılık düşüncelerini tetikler; sonra bu düşünceler yaşlılık ile ilintili olan yavaş yürüme şeklindeki bir davranışı tetikler. Bütün bunlar farkında olunmadan gerçekleşir.
1000Kitap
Aşikar olanı görmeyebiliriz, aynı zamanda körlüğümüze karşı körüzdür.
Edebiyat & Roman
İnsanlar sorunların göreceli önemini bellekte ne kadar kolay erişilebildiklerine göre değerlendirirler; bu da büyük ölçüde, medyada o konunun ne kadar yaygın olarak işlendiğine bakar. Sık sık değinilen konular akılda kalırken, diğerleri dikkatimizden kaçar. Medyanın haber seçimi ise o anda kamuoyunu neyin ilgilendirdiğine ilişkin görüşleriyle uyuşur. Otoriter rejimlerin bağımsız medyaya ağır baskı yapması boşuna değildir. Dramatik olaylar ve ünlüler kamuoyunda kolayca ilgi uyandırdığından, medyanın kitlesel çılgınlıkları beslemesine sık rastlanır.
Edebiyat & Roman
Dünyanın neresinde olursa olsun, ister sefil, binbir engelle dolu yoksul bir yaşam sürenler arasında, isterse tekdüze, soğuk, sıkıcı bir yaşam süren yüksek tabaka arasında olsun, hayatta hiç değilse bir kez, insan o ana dek karşılaşmadığı, bilmediği, görmediği, ona ömrü boyunca yaşadığı duygulara hiç benzemeyen duygular yaşatacak bir durumla karşılaşır. Yaşamımızı ilmik ilmik ören hüzünler arasında bir an için bir sevinç ışıltısı parlayıverir.
Edebiyat & Roman