Issız bir adaya düştüğünü ve bir çanta içinde 100 milyon dolar bulduğunu düşün. N'aparsın?"
"Banknotları, ateşi tutuşturmak için kullanırım."
"Çünkü tek başına hükmü yok. Yalnızca alışveriş sistemi içinde bir fonksiyona sahip."
"Doğru."
Kapitalizmin bu değer illüzyonunu mutlaklaşurdığı bir dünyada insanlar korkuya boğuluyorlar. Özgürlük, barış, aşk gibi kavramlar ticari markalarca gasp edildi. Sanat, bilgi, inanç tecimselleşti. Finansal işlemlerin hızı ve hacmi, toplum hayaunın başlıca pozitif göstergeleri haline geldi. Giderek hayat, hayatın reklamına dönüştü. Savaş da, barış da iktisadi olgular artık.
Dikkat et, dünyadan söz ederken olumsuz ifadelere varıyoruz: 'Yalan dünya' diyoruz mesela. 'Dünyevi ' kelimesi, menfi bir mana taşıyor. Fakat 'hayat' sözcüğü öyle değil. 'Hayati ehemmiyet'ten bahsediyoruz.' Hayat dolu' diyoruz. Dünyaya bağlanmadan, hayata tutunmayı öğrenmemiz gerekiyor."