Emir Fidan

Yatsak, uykumuzu zehredebilir rüya. Kalksak, kirletebilir günü tek bir avare düşünce. Hisset, düşün, anla, ister gül, ister ağla, Kedere sarıl, yahut kaygıyı def eyle, İster neşe, ister keder: farkı olmaz, Serbestçe çekip gidebilir ikisi de. İnsanın dünüyle yarını bir olmaz; Kalıcı şey yoktur, değişkenlikten öte!
Sayfa 105 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bazen beni ezen kasvetli umutsuzlukta başa çıkabiliyordum; fakat bazen de ruhumdaki girdapların etkisiyle, fiziksel egzersizlerle ve mekân değiştirerek, tahammül edilmez hislerimden biraz olsun kurtulmaya yöneliyordum.
Sayfa 99 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Dostluğun şefkati de, yeryüzünün ya da cennetin güzelliği de kederden kurtaramazdı ruhumu; sevgi sözleri hiçbir işe yaramıyordu. Hiçbir faydalı etkinin nüfuz edemeyeceği bir bulutla kuşatılmıştım. Güçsüz bedenini ayak basılmamış haşin bir araziye sürekleyen, vücudundaki oka baktıktan sonra ölecek yaralı geyik gibiydim.
Sayfa 99 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Sahtelik hakikate bu derece benzeyebilirken, kim mutluluğundan emin olabilir ki?
Sayfa 98 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Fakat hayatta kalanlara karşı görevimiz, onların mutsuzluğunu ölçüsüz bir keder sergileyerek artırmaktan kaçınmak değil midir? Kendine karşı da bu borcun var; zira aşırı üzüntü, gelişime ya da zevke, hatta gündelik hayattaki sorumluluklarına engel olur ki, o zaman insan topluma layık olmaktan çıkar."
Sayfa 96 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı