Gözler insanın hayatı boyunca yıkamadığı eller gibidir; böylelikle kirli bir alışkanlıkla herşeye dokunmayı sürdürüyorsunuz. Bunun önüne geçmek mümkün değil.
HayalperestlerRobert Musil · Zeplin Kitap · 2014151 okunma
Kitap bilgin saydam'ın kavramlar_kuramlar başlığındaki içerikte anlam buluyor dağınıklıktan kurtuluyor.Bilgin Saydam bu başlık altında beriyi ve öteyi ele alıyor. İnsanın beri ile öte arasındaki aradalıkta mitlerle kaybolmaktan kurtulduğunu ele alır. Mitin gerçekliği geçerliliği ve canlılığı sürekli anımsanmalı tekrar tekrar ispatlanmalıdır.
Mit'in kaçındığı o ilksel bilinmezlik ve kuşku, kendisinin kadim varlık nedenidir.
Zira mit ;"ancak kendi yanılsamasını yaşatabilirse ,gerçeklik vaadinde bulunur takipçilerine "der Bilgin Saydam. Yanılsamanın taşınması sonsuz olmayacak , zamanın bir yerinde beri-gerçe(k)ğin şiddetiyle öte-yanılsama mecburen eğilip bükülecek, bazen kırılacaktır.
Endiku'nun uykusu, lethe'nin sularında yıkanmak ya da ölerek doğmak,oidipus'un öyküsünün odipal komleksin biçimlenişi çerçevesinde yeniden değerlenmesi ve açımlanması başlıkları en beğendiğim yazılar oldu.kitap okunası çok kıymetli bir çalışma .
Kitap Psikomitoloji Çalışma Grubunun Her şey hikaye seminerlerinin yazıya dökülmüş halidir. Emeklere yüreklere sağlık.
Temel konu psikodrama. Kitabı okuduğunuzda psikodrama,psikoterapi,psikanaliz vs gibi alan dışındaki kişilerin çokca karıştırdığı kavramların birbirinden farklı olduğunu öğreniyorsunuz. Psikodramada hangi süreçler olduğunu bu süreçlerin aktörlerinin kimler olduğunu psikodrama guruplarının nasıl oluşturulduğu ile grup üyelerinin işlevleri ile birbirleri arasındaki ilişkinin nasıl olabileceğini öğreniyorsunuz. Yine protagonis, yardımcı egolar, yönetici gibi kavramların neye karşılık geldiğini de öğreniyorsunuz.
Yazar kitabı yazarken kendi deneyimlerinden özellikle psikodrama gruplarından birinde yer alan bir şahsın protagonist olarak rol aldığı bir durumdaki analizini aşamaları ile ele alıyor ve okuyucu ile paylaşıyor.
Yine yazar psikanaliz tarihi içinde yer alan kuramcı ve düşünürlerin bilgi ve deneyimine de başvuruyor.
Okurken siz de kendinizi bir psikodrama grubu içinde hissediyorsunuz ve grup üyelerine empati kuruyorsunuz.
Kitabı çok beğendim. Bu kitapta ortaçağda üniversitelerin nasıl oluştuğunu (bir anlamda entellektüellerin ) öğreniyorsunuz. Bugünkü üniversitelerin ortaçağdaki üniversitelerin oluşması sürecindeki deneyim istek ve arzuları ile amaç ilke ve prensiplerde uyuşmadığını ayırt ediyorsunuz.Yine üniversitelerin ortacağdaki tarikatlar ile ilişkisi ya da bilgiyi tekelinde bulunduranların din adamları olduğu zorunlu olarak da üniversite eğitimlerinde hocalarında din adamları olduğunu görüyorsunuz . Eğitimin ücretsiz olma talebi ile zorunlu olarak ücretli olmaya giden yolda üniversitelerde özgürlüğün pek de mümkün olamadığını anlıyorsunuz.
Son olarak bugün batıda en iyi üniversi telerin en güçlü tarikatların devamı olduğunu öğreniyorsunuz.
Tavsiye ederim. Oldukça ufuk açıcı bir kitap.