Bazen düşünüyorum bedenlerin satılık bir mal gibi sergilendiği bu devirde sadece beden algısı ile bir araya gelen bu insanların yaşadığı bu devirde ruhları sevip onlara aşık olan bir insan elbette bağlanacaktı o kimseye elbette fazla değer verecekti elbette herkesten ayrı tutacaktı onu bozkır gibi bir yerde kuru otlar arasından yeşeren bir papatyadan farksızdır o kimse etrafı kuru, katı ve sönmüş bir mezarlık kendisi ise tüm bunlara rağmen güzel ve diri kalabilmeyi başarmış bir yaşam perisi.. sözün özü gidebilecek veya yok olmaya mahkum olan bir beden yerine kalıcı ve daimi bir ruhu sevmek sevgi sözcüğünün gerçek manada hak ettiği bir tabirdir.
Yaklaşıyor her gün biraz daha istemediğim o son yaklaşıyor, hissediyorumm… boğazıma diziliyor cümleler yutkunamıyorum sanki göz yaşlarım bedenimi ürkütüyor akıttığı yaşlarla, kaç damla göz yaşı döktün desen feda olsun derim ama benim içimdeki sana feda olsun yalnızca bendeki sana feda olsun. Anladım ki ben sendeki ben kavramı yitip gidiyor her geçen gün…
Anladım ki ben şair de şiir de kendisiymiş insanın, yüreğine ne dokunursa onu yazarmış insan: acı, hüzün, sevinç, mutluluk her ne ise onu yazarmış insan. Bazen bir kişidir yazılan bazense bir mekan, ait olduğun veya olamadığın bir mekan…